Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan’ın Siirt Ziyareti ve Bursa Değerlendirmesi
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, bölge ziyaretleri kapsamında bulunduğu Siirt’te sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve basın mensuplarıyla bir araya gelerek güncel gelişmeleri değerlendirdi. Arıkan, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in tutuklanmasının ardından yürütülen süreci eleştirdi ve adalet ile hukuka vurgu yaptı.
Arıkan’ın “Çifte Standart” Eleştirisi
Arıkan, iktidarın yerel yönetimlere yönelik uygulamalarını “çifte standart” olarak nitelendirerek, adaletin tarafsız olması gerektiğini söyledi. Kendi partisinden birinin yolsuzluğu görmezden gelinirken başka bir partiden birine hukuki işlem uygulanıyorsa bunun adalet değil zulüm anlamına geleceğini belirtti.
“7 Yıl Bekleyip Şafak Operasyonu Yaptılar”
Arıkan, Bursa’daki süreci hukuki garabetler barındıran bir uygulama olarak değerlendirdi: “Belediye başkanı bir şafak operasyonuyla alındı. İçişleri Bakanı ‘Şu kadar AK Parti belediyesine de operasyon yaptık’ diyor ama bir tane AK Parti belediyesini şafakla götürmediniz. Kimsenin haberi dahi olmadı. Mustafa Bozbey’i aldınız. ‘Suçsuzdur demiyorum’; ortada kesin bir hüküm yok, isnat edilen bir suç var. Üstelik yedi yıl önce işlendiği iddia edilen bir suç. Yedi sene hiçbir şey yapmamışsınız, yedi sene sonunda şafak operasyonuyla götürüp meclis üyesi iradesiyle yeni belediye başkanı seçiyorsunuz.”
“Belediye Meclisinin Halk İradesini Yok Sayması Yerel Otokrasi”
Arıkan, Bursa’daki seçmen sayısına dikkat çekerek meclis içindeki seçimi antidemokratik buldu: “2 milyon 388 bin 995 seçmenin iradesi, 61 meclis üyesinin parmağına terk edilemez. Bursa Belediyesi’nde yaşananları kanuna uydurabilirsiniz ama hukuka, ahlaka ve vicdana sığdıramazsınız. Bizler bu antidemokratik uygulamaları reddediyoruz. Bu konuda hukuki bir düzenlemeye ihtiyaç olduğu açıktır. Belediye meclisinin halk iradesini yok sayması yerel otokrasidir ve bunun izahı mümkün değildir.”
Adalet Tartışmaları: Elazığ ve Beşiktaş Örnekleri
Arıkan, hukuki süreçlerin adil işletilmediğini savunarak Elazığ ve Beşiktaş belediyelerinden örnekler verdi. Beşiktaş Belediyesi ile ilgili yaşananların Elazığ Belediyesi’nde de tekrarlandığını öne sürdü. Elazığ Belediyesiyle ilgili belgeleri defalarca paylaştığını ve bir arkadaşının suç duyurusunda bulunduğunu ancak iki yıldır savcılığın dosyayı işleme koymadığını ifade etti.
Sonuç ve Çağrı
Arıkan, adaletten söz edilebilmesi için tüm belediyelere eşit ve adil işlemlerin uygulanması gerektiğini belirtti: “Bin 300 belediyenin hepsine operasyon yapılsın, o zaman adil olduğunuza inanabilirim.” Ayrıca, adil paylaşımı temin edecek ortaklıklar kurmanın önemine vurgu yaptı ve mevcut uygulamaların hukuk, ahlak ve vicdanla bağdaşmadığını tekrarladı.

