Madagaskar, yaklaşık üç haftadır süren ve gençlerin başını çektiği hükümet karşıtı eylemlerle çalkalanıyor. Artan gerginlik sonucu yaşanan şiddet olaylarında en az 22 kişi yaşamını yitirdi. Ülkede elektrik kesintileri, su sıkıntısı ve ağırlaşan ekonomik koşullar, halkın tepkisini giderek büyüttü.
Siyasi tansiyonun tırmanmasıyla birlikte Cumhurbaşkanı Andry Rajoelina, 13 Ekim 2025 tarihinde yaptığı açıklamada hayatının tehdit altında olduğunu belirterek Madagaskar’dan ayrıldığını duyurdu. “Bir grup asker ve politikacı beni öldürmeye çalışıyor” ifadelerini kullanan Rajoelina, güvenliği için ülkeyi terk etmek zorunda kaldığını açıkladı. Eski Başbakan Christian Ntsay dahil bazı hükümet yetkililerinin de aynı şekilde ülkeyi terk ettiği bildirildi.
Fransız Ordusunun Yardımıyla Gerçekleşen Tahliye İddiası
Fransız Ulusal Radyosu RFI’nin iddiasına göre, Cumhurbaşkanı Rajoelina’nın ayrılışı gizli bir operasyonla gerçekleştirildi. Rajoelina’nın 12 Ekim gecesi Antananarivo’dan helikopterle Sainte-Marie Adası’na götürüldüğü ve burada Fransız ordusuna ait bir askeri nakliye uçağıyla adadan çıkarıldığı öne sürüldü. Haberde, Fransız askerlerinin operasyonu gözetim altında yürüttüğü ve Rajoelina’nın daha sonra La Réunion adasına, oradan da ailesiyle birlikte başka bir yere geçtiği ifade edildi. Fransız hükümeti ise iddialarla ilgili herhangi bir resmi açıklama yapmadı.
Rajoelina’dan Ulusa Sesleniş: “Çözüm Anayasada”
Rajoelina, ülkeden ayrılmış olmasına karşın sosyal medya üzerinden yaptığı bir ulusa sesleniş konuşmasında siyasi krizin çözümünün anayasanın korunmasından ve diyaloğun güçlendirilmesinden geçtiğini belirtti. “Ülkemizin birliğini korumak için diyalogdan vazgeçmemeliyiz” diyen Rajoelina, ulusal birlik çağrısını yineledi. Güvenliği açısından ‘güvenli bir bölgede’ bulunduğunu da doğruladı.
Madagaskar’da yaşanan son gelişmeler, yalnızca ülke iç siyaseti değil, bölgesel istikrar açısından da dikkatle izleniyor. Uluslararası aktörler, tarafları itidale ve anayasal düzene saygı göstermeye davet ediyor.

