CHP Yönetiminin İşten Çıkarmaları: Adana’da 20 Kişi Daha İşten Atıldı
Cumhuriyet Halk Partisi’ne mahkeme kararıyla getirilen mutlak butlan yönetimi geldiği günden bu yana işten çıkarmalarını sürdürüyor. Yönetimi almadan önce işçilere çıkarma tehdidiyle başlayan süreç, ilk olarak 24 kişinin işten çıkarılmasıyla sonuçlanmıştı. Sonrasında kod-48 uygulaması ile tazminatsız işten çıkarmalar devam etti.
Bugün CHP Adana Milletvekili Burhanettin Bulut’un duyurduğu bilgiye göre, 20 kişi daha işten çıkarıldı. Bulut, sosyal medya hesabı üzerinden yapılan açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Sarayın yargı eliyle yapılan atamalarla koltuklara oturtulan butlancılar, Genel Merkez’de bir kez daha emekçi kıyımına imza attı. Sekreterinden temizlik görevlisine, çay ocağı çalışanından fotokopi sorumlusuna kadar 20 emekçi daha, gözü dönmüş bu anlayışın intikam hırsına kurban edildi. Kurultay söz konusu olduğunda ‘tedbir’ arkasına sığınanlar, yıllardır baba ocağında alın teri döken emekçilere gelince adeta şahin kesiliyor. Bu partinin gerçek sahipleri; makamlar değil, emekleriyle bu çınarı ayakta tutanlardır. Emekçilere yönelik bu tasfiye anlayışını vicdanlara havale ediyoruz.”
Bulut’un duyurusuna ilişkin paylaşım: https://twitter.com/eczburhan/status/2066602623630012431
“ALIN TERİ KUTSALDIR” DEMİŞTİ
Kemal Kılıçdaroğlu, maaşları için kendilerini maden ocağına kapatan işçilerle dayanışma mesajı yayımlamıştı. Kılıçdaroğlu’nun açıklaması şu şekilde: “Alın teri kutsaldır; haksızlığa karşı direnmek ise milletimize olan borcumuzdur. Özşen Madencilik’te ekmeği ve onuru için direnen maden işçilerimize yönelik silahlı saldırı girişimi, sadece o işçilere değil, bu ülkenin tüm emekçilerine yapılmış kirli bir provokasyondur. Bu çirkin saldırıyı lanetliyorum. Ayrıca, evlatlarımızın geleceği için özveriyle emek veren Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyelerine yönelik gözaltı işlemi de kabul edilemez. Emeğe sadakatimizi, haksızlığa karşı sarsılmaz kararlılığımızla her meydanda, her kürsüde haykırmaya devam edeceğiz. Öğretmenlerimiz de madencilerimiz de yalnız değildir. İktidarımızda, alın terinin hakkı gasp edilemeyecek; herkes emeğinin karşılığını tam olarak alacaktır.”

