Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında soruşturma izni verildi
19 Mart operasyonları kapsamında tutuklanan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında, Taşyapı İnşaat’ın sahibi Emrullah Turanlı’ın şikâyeti üzerine yürütülen incelemede, “hakkı olmayan yere tecavüz” ve “kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarrufta bulunma” iddialarıyla İçişleri Bakanlığı’nın geçen aylarda soruşturma izni verdiği ortaya çıktı.
Avukat Hüseyin Ersöz’ün açıklamaları
Konuyla ilgili olarak konuşan avukat Hüseyin Ersöz, müvekkili hakkında İçişleri Bakanlığı tarafından verilen soruşturma izninin, yaklaşık on yıl önce yapımı tamamlanan ve halen Şişli Belediyesi’nin hizmet binası olarak kullanılan yapı ile ilgili olduğunu belirtti. İddiaya göre, binanın inşa edildiği dönemde -yaklaşık 10-12 yıl önce- söz konusu arazide bir işgal yapıldığı ve binanın bu şekilde inşa edildiği ileri sürülmektedir. Ancak Ersöz, bugüne kadar arazi sahipleri tarafından Şişli Belediyesi’ne yönelik herhangi bir talepte bulunulmadığını ve ecrimisil talebi de söz konusu olmadığını vurguladı.
Asıl şikâyetçi ve iddiaların iddianamede yer almaması
Ersöz, asıl şikâyetçinin arazi üzerinde kat karşılığı inşaat yapmakta olan Taşyapı’nın sahibi Emrullah Turanlı olduğunu belirtti. Turanlı’nın özellikle Resul Emrah Şahan’a yönelik asılsız birçok iddia ortaya attığını, bu iddiaların Şahan’ın tutuklu bulunduğu dosyada yer aldığını ancak savcılık makamının bu beyanlara itibar etmediğini ve hazırlanan iddianamede bunların suçlama olarak yer almadığını söyledi. Buna rağmen Turanlı’nın ileri sürdüğü bazı yeni iddiaların İçişleri Bakanlığı tarafından soruşturma iznine konu edildiği kaydedildi. Ersöz, bunun ayrımcılık içeren bir durum olduğunu ifade etti.
Soruşturma izninin kamu işleyişi ve eşitlik ilkesiyle uyumsuzluğu
Ersöz, İçişleri Bakanlığı’nın verdiği soruşturma izninin kamu idaresinin genel işleyişiyle bağdaşmadığını belirtti. Birçok kamu binasında benzer sorunların bulunduğunu, özellikle bazı emniyet binalarında bu tür problemlerin yaşandığını ve çözüm yolları üretildiğini; bu durumlarda kamu personeli hakkında sorumluluk yoluna gidilmezken seçilmiş bir belediye başkanına yönelik soruşturma izni verilmesinin eşitlik ilkesine ve hukuka uygun olmadığını söyledi.
Binanın geçmişi, ecrimisil iddiaları ve süreler
Ersöz, söz konusu binanın yaklaşık 10-15 yıllık bir geçmişi olduğunu, Emrullah Turanlı’nın ecrimisil ödenmediğine ilişkin iddiaları bulunduğunu ancak bu konuda herhangi bir ecrimisil talebinin yapılmadığını ve ecrimisil taleplerinin belirli sürelere tabi olduğunu hatırlattı.
Kayyum yönetimi ve iddiaların zamanı
Avukat Ersöz, Şişli Belediyesi’nin hâlihazırda bir kayyum tarafından yönetildiğini vurguladı. Resul Emrah Şahan’ın 19 Mart’ta gözaltına alındığını, 23 Mart’ta tutuklandığını ve ardından Şişli Kaymakamı’nın belediyeye kayyum olarak atandığını belirtti. Yaklaşık 8-9 aydır belediyedeki tüm idari işleyişin Şişli Kaymakamı tarafından yürütüldüğünü, bu süre içinde kaymakamlık tarafından konuya ilişkin herhangi bir başvuru ya da şikâyet yapılmamış olmasının müvekkiline karşı beslenen husumeti ortaya koyduğunu söyledi. Geçmişte belediye binasının yanındaki inşaat projesine ilişkin kesilen cezaların da bu husumetin temelinde olduğunu ifade etti.
Soruşturma izninin hukuki niteliği ve hukuka uygun olmadığı iddiası
Ersöz, İçişleri Bakanlığı tarafından verilen soruşturma izninin hukuka uygun olmadığını belirtti. Yaklaşık 10-15 yıllık bir bina geçmişine rağmen yalnızca Resul Emrah Şahan’ın sorumlu tutulmasının, izin kararının hukuki değil siyasi bir nitelik taşıdığını gösterdiğini savundu. Binanın hukuki statüsü, kamu hizmeti verilen bir yapı olması, geçmiş ve mevcut malikler tarafından bugüne kadar herhangi bir hukuka aykırılık iddiası ya da ecrimisil talebi ileri sürülmemesi ve kayyum yönetiminin bugüne kadar herhangi bir talepte veya şikâyet bulunmaması birlikte değerlendirildiğinde sürecin hukuki olarak nitelendirilemeyeceğini ifade etti.
Danıştay’a itiraz ve süreç hakkında son söz
Ersöz, soruşturma izni kararlarına karşı Danıştay 1. Dairesi nezdinde itiraz başvurusunda bulunduklarını söyledi. Gerekli itirazların yapıldığını, sürecin tamamen siyasi bir talep ve karar olduğunun değerlendirildiğini belirtti. Müvekkilinin şahsi sorumluluğuna gidilemeyeceği, binanın kamu hizmeti verdiği, geçmiş ve şimdiki maliklerin yanı sıra kayyum yönetiminin bugüne kadar herhangi bir talepte veya itirazda bulunmadığı hususlarını ortaya koyduklarını ve verilen kararın hukuka uygun olmadığını ifade ettiklerini bildirdi. Danıştay’dan hukuka ve hakkaniyete uygun bir karar verilerek soruşturma izninin kaldırılması halinde müvekkili hakkında herhangi bir adli süreç yaşanmayacağını; aksi halde adli sürecin başlatılacağını ve bu sürecin hakkaniyete ve hukuka uygun şekilde sonuçlanması için gerekli tüm başvuruları yapacaklarını sözlerine ekledi.

