Ödeme Sistemleri ve Kara Para Soruşturmaları: Nedenleri ve İhtiyaç Duyulan Düzenlemeler
Son dönemde yapılan kara para operasyonlarının başrollerinde ödeme sistemleri kuruluşlarının yer alması dikkat çekiyor. Papara’dan Payco’ya, Paybull’dan Payfix’e, IQ Money’den Vepara’ya kadar birçok şirkete kara para operasyonları nedeniyle soruşturma başlatıldı.
Kara para soruşturmalarında neden ödeme sistemleri yer alıyor? Hemen her kara para soruşturmasında bir ödeme kuruluşuna soruşturma açılmasının ardından akıllarda “Neden?” sorusu belirdi. Sabah yazarlarından Dilek Güngör de köşe yazısında bu konuyu ele aldı. Güngör’ün aktardıklarına göre finansal altyapının vazgeçilmez bileşenleri olan bu ödeme sistemleri, uyuşturucu tacirleri ve dolandırıcılar için adeta bir oyun alanı haline geldi.
Güngör şunları ifade ediyor: “Türkiye’de bugün gündemde olan bütün kara para soruşturmalarının başrolünde ödeme sistemi kuruluşları var. Payco’dan IQ Money’e, Paybull’dan Papara’ya, Payfix’ten Vepara’ya birçok şirkete soruşturma başlatıldı. Herkesin kafasında ‘Neden suç gelirlerinin trafiği bu sistemlerden geçiyor?’, ‘Yeterli mevzuat yok mu?’, ‘Denetimler yetersiz mi?’ soruları yankılanıyor.”
Çünkü sermaye şartı çok düşük
Güngör’ün aktardıklarına göre ödeme kuruluşları, “6493 Sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun ve bağlı ikincil mevzuat çerçevesinde” denetleniyor. Bu denetleyici kuruluş ise Merkez Bankası. Türkiye’de halihazırda 27 adet ödeme ve 65 adet elektronik para kuruluşunun lisanslı olduğu belirtiliyor. Güngör, faaliyet izinlerinin minimum sermaye şartının 1-2 milyon lira civarında olduğunu aktarıyor:
- “Baktığınızda, milyarlarca liranın döndüğü bu sistemler için faaliyet iznini alırken minimum sermaye şartı oldukça düşük rakamlar. Hem ödeme sistemi hem de elektronik para kuruluşu açarken sermaye alt sınırları 1-2 milyon TL civarında… Haliyle, düşük sermaye ile kurulan şirketlerin güvenli finansal teknolojiler üretmesini, nitelikli personel istihdam etmesini, kara para bağlantılı aktiviteleri takip etmesini beklemek de doğru olmuyor”
Yasa dışı faaliyette köprü görevi
Güngör, bu şirketlerin kurulurken minimum sermaye şartının yükseltilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Öte yandan ödeme kuruluşlarındaki koruma hesaplarının “ödeme koruma” ve “elektronik para koruma” olarak ikiye ayrıldığı; ancak sadece “ödeme koruma” hesabının nemalandırılabildiğini, “elektronik para koruma” hesabının nemalandırılamadığını belirtiyor. Bunun elektronik para kuruluşlarının güvenli altyapı ve nitelikli personele yatırım yapmasını engellediği; ayrıca şirketlerin yasa dışı faaliyetlerin finansal ayağında köprü görevi görmelerine yol açtığı ifade ediliyor:
“Ödeme kuruluşlarındaki koruma hesapları ‘Ödeme Koruma’ ve ‘Elektronik Para Koruma’ olarak ikiye ayrılıyor. Mevzuata göre, ‘Ödeme Koruma’ hesabı nemalandırılabiliyor; ‘Elektronik Para Koruma’ hesabı nemalandırılamıyor. Bu da elektronik para kuruluşlarının güvenli altyapılar ve nitelikli personele yatırım yapmasını engellediği gibi şirketlerin yasa dışı faaliyetlerin finansal ayağında bir köprü görevi görmelerine davetiye çıkartıyor. Bu alanda da düzenleme yapılması şirketlerin güvenlik ve yasal uyum kaslarını güçlendirmesini sağlayabilir.”

