İYİ Parti 4. Olağan Kurultayı Büyük Ankara Kongre Merkezi’nde Toplandı
İYİ Parti 4. Olağan Kurultayı, bugün Büyük Ankara Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Genel başkanlık için tek aday Müsavat Dervişoğlu olarak belirlendi. Kurultay nedeniyle partililer sabahın erken saatlerinden itibaren salona akın etti; güvenlik kontrollerinden geçirilen katılımcılar ellerinde Türk bayrakları ve parti bayraklarıyla alana alındı. Davet edilen siyasi partilerin temsilcileri salonda ayrılmış özel bölümden kurultayı takip etti. Şehit annesi Pakize Akbaba da salonda yer aldı ve partililerle hatıra fotoğrafı çektirdi.
Kurultayın Gündemi: Seçimler ve Anıtkabir Ziyareti
Kurultayda, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun konuşmasının ardından Faaliyet Raporu okunacak. Parti tüzüğüne göre kurultayda genel başkan ile birlikte GİK (Genel İdare Kurulu) ve MDK (Merkez Disiplin Kurulu) üyeleri için asıl ve yedek üye seçimleri yapılacak. Dervişoğlu’nun tek aday olduğu kurultayda yaklaşık 1.300 delege, genel başkanın yanı sıra GİK ve MDK üyelerini belirleyecek. Kurultay sırasında Anıtkabir’i ziyaret edecek heyetin üyeleri de belirlendi; heyete Ayyüce Türkeş, Turhan Çömez ve Kevser Ofluoğlu öncülük edecek ve Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün kabrini ziyaret edecekler.
Kurucu Genel Başkan Meral Akşener Kurultayda Yer Almadı
Kurucu Genel Başkan Meral Akşener’in salonda yer almaması dikkat çekti. Kurultayda konuşan Dervişoğlu konuşmasına Akşener’e teşekkür ederek başladı.
Dervişoğlu’nun Konuşmasından Satırlar
Dervişoğlu, iktidarın dış politikasını eleştirerek, “Burnumuzun dibinde, tam 11 sene boyunca besleyip büyüttükleri Suriye PKK’sına bakın” ifadelerini kullandı. İktidarın Suriye siyasetini, 11 yıl boyunca PKK/YPG unsurlarının eğitilip donatılmasına göz yummakla eleştirdi ve bunun neticesini sorguladı.
Dervişoğlu, ekonomiye ilişkin değerlendirmesinde “Artık biliyoruz ki; bu sadece bir kriz değil, bilinçli yönetilen bir ekonomi politikasıyla, örgütlü bir yolsuzluk üzerine bina edilmiş, yoksulluk ve yoksunluk rejimidir. Bu bir servet transferi rejimidir. Bu rejim, hep veren ama hiç alamayan yetişmiş insanımıza ve orta direğe darbe üstüne darbe rejimidir” dedi.
Dervişoğlu konuşmasında partinin kuruluşundan, partisinin simgelediği değerlerden ve İYİ Parti’nin temsil ettiği hedeflerden söz ederek teşkilat mensuplarına, delegelere ve milyonlarca yurttaşın vekilleri olduklarını belirtti. Kuruluş döneminde dikilen fidan metaforuyla partinin 8 yıllık sürede güçlendiğini ve artık “ulu bir çınar” olduğunu vurguladı; Meral Akşener başta olmak üzere emeği geçenlere teşekkür etti.
İç ve Dış Politikaya Yönelik Eleştiriler
Dervişoğlu, demokratik mücadelede geri adımlar atıldığını, cumhuriyetsiz ve Cumhuriyetin sahipsiz kaldığını savundu. Ülke içindeki hukuksuzluk iddialarına dikkat çekerek “Hukuk kalmadı, yargı araçsallaştırıldı; Anayasa defaatle askıya alındı” değerlendirmesinde bulundu. Kurumların zayıflatıldığını, siyasetin yapılamaz hale getirildiğini, çeşitli toplumsal grupların terörist ilan edildiğini ve ekonominin tarumar olduğunu belirtti. Gençlerin uyuşturucu, fuhuş ve kumar gibi tehditlerle karşı karşıya kaldığını, cezaevlerinin okuyan ve düşünen herkesin buluşma noktası haline geldiğini söyledi.
PKK ve İmralı İttifakı Eleştirisi
Dervişoğlu, “Bir sabah uyandılar ve dediler ki PKK’yı affedelim” iddiasını aktardı. İmralı ile ilgili politikaların ve kurulmaya çalışılan ittifakların eleştirisini yaparak, geçmişteki çözüm süreçleri ve Suriye politikalarına atıfta bulundu ve kurulan İmralı ittifakını komisyonculuk projesi olarak nitelendirdi.
Cumhuriyet, Yurttaş Eşitliği ve Muasır Medeniyet Hedefi
Partinin hedeflerini açıklayan Dervişoğlu, yalnızca Cumhuriyeti muhafaza etmenin yeterli olmadığını, aynı zamanda muhafaza edilenin muasır medeniyet düzeyine taşınması gerektiğini söyledi. Yurttaş eşitliği, adalet, liyakat, eğitimde Türkçe ve üniter devlet ilkeleri gibi konular üzerinde durdu; tüm etnik ve dini kimliklerin yurttaşlık temelinde birleşmesi gerektiğini vurguladı.
Ekonomi ve “Sadaka Ekonomisi” Eleştirisi
Dervişoğlu, iktidarın ekonomik politikalarını sert şekilde eleştirerek, “Bu sadece bir kriz değil, bilinçli yönetilen bir ekonomi politikasıyla, örgütlü bir yolsuzluk üzerine bina edilmiş, yoksulluk ve yoksunluk rejimidir” dedi. Konusunda ayrıntıya girmeyeceğini belirtse de vatandaşların yaşadığı fiyat artışları, barınma sorunları, işsizlik ve sosyal sorunlara vurgu yaptı. Hükümetin uygulamalarını “sadaka ekonomisi” olarak tanımladı ve sosyal güvenliğin güçlendirilmesi gerektiğini savundu.
Sosyal Hayat, Ahlak ve Kamu Düzeni Üzerine Eleştiriler
Dervişoğlu, “Tarihin sözde en muhafazakar iktidarının zamanında, tarihin en yoğun ahlaksızlıkları var” ifadelerini kullanarak kamu yönetimindeki ahlaki erozyonu eleştirdi. Halkın marketten ürün alıp fiyatına bakıp yerine koyma durumunu, hayatın giderek güçleşmesini, vatandaşın günlük harcamalarını ve sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan sıkıntıları örnekledi. Vergi yükü, harçlar ve mali baskılar nedeniyle vatandaşların ekonomik sıkıntı çektiklerini belirtti.
Adalet Sistemi ve Çifte Standart İddiaları
Konuşmada adalet hizmetlerinde ve hukuki uygulamalarda çifte standartlar eleştirildi: “Banka borcu olan çiftçinin traktörüne haciz gelirken, milyarlarca lira vergi borcu olan şirketlere muafiyet tanınıyor” ifadeleri kullanıldı. Genç ve başarılı kişilerin cezalandırılmasına, suç kaydı olanların serbest dolaşımına dikkat çekildi. Dervişoğlu, eleştirinin bastırılmasının güçsüzlük değil güven eksikliği olduğunu belirtti ve tek adam rejimine karşı parlamenter sistemi savunduklarını vurguladı.
Gelecek Vurgusu: Değişim ve Umut
Dervişoğlu, “Bugün, geçmişi geçmişte bırakmanın son günüdür” diyerek değişim vurgusu yaptı. Yenilginin teslimiyet değil öğrenme olarak görülmesi gerektiğini, korku yerine cesaretle hareket edilmesi gerektiğini söyledi. Siyasetin kirlenmesine rağmen tertemiz vicdanların, memleket sevdalılarının bulunduğunu belirtti ve kendisini Müsavat olarak tanıtarak eşitlik ve hak vurgusu yaptı. Gençlere, emeklilere, emekçilere ve yatırımcılara güven verecek politikalar taahhüt etti.
İktidara Yönelik Son Eleştiriler ve Çağrı
Konuşmayı, iktidar elitlerinin hesap verme zamanı geldiği vurgusuyla sürdürdü: “Teröriste ‘Sayın’ diyenler, ‘Kurucu önder’ diyenler, bir daha milletin yüzüne bakamayacak” diye konuştu. Yolsuzluk, kayırmacılık ve adaletsizlik iddialarını tekrarlayarak sandığın yaklaştığını ve İYİ’lerin göreve hazır olduğunu söyledi. Konuşmasını, kurultayın hayırlara vesile olmasını dileyerek, katılımcılara sevgi ve saygılarını sunup Allah’a emanet ederek tamamladı.
Konuşmanın tamamı kurultay metni olarak kayda geçti; içeriğin tüm ayrıntıları burada korunmuştur.

