İnternet ölüyor “bitnet” doğuyor

İran Deneyimi ve Bitnet: İnternete Alternatif Bir Alan İran’daki Ocak olayları sırasında, oradaki insanlar bir anlamda internete benzeyen bir platforma hâlâ erişebiliyorlardı. İranlılar, hükümet tarafından denetlenen bir uygulama aracılığıyla aile üyelerine mesaj gönderebiliyor; Farsça bir video paylaşım sitesinde Manchester United maç kliplerini izleyebiliyorlardı. Devlet haberlerini okuyabiliyor ve yerel bir navigasyon hizmeti kullanabiliyorlardı. Ancak yapamadıkları şey […]

İran Deneyimi ve Bitnet: İnternete Alternatif Bir Alan

İran’daki Ocak olayları sırasında, oradaki insanlar bir anlamda internete benzeyen bir platforma hâlâ erişebiliyorlardı. İranlılar, hükümet tarafından denetlenen bir uygulama aracılığıyla aile üyelerine mesaj gönderebiliyor; Farsça bir video paylaşım sitesinde Manchester United maç kliplerini izleyebiliyorlardı. Devlet haberlerini okuyabiliyor ve yerel bir navigasyon hizmeti kullanabiliyorlardı. Ancak yapamadıkları şey uluslararası haber başlıklarını kontrol etmekti. Dış dünyadaki tanıdıklarına ve arkadaşlarına haber gönderemiyorlardı; İran’dan hiçbir fotoğraf, video veya iddia dışarı sızamıyordu.

Bitnet Nedir?

Analistlerin İran’ın internet benzeri deneyimine verdiği isim Bitnet (“bit” + “net” kelimelerinin birleşimi). Bu kavram, milyonlarca insan için giderek gerçeklik haline geliyor. Rusya’nın bazı bölgelerinde cep telefonları aracılığıyla yalnızca sınırlı ve hükümet onaylı bir internet sürümüne erişilebiliyor. Çin’in Büyük Güvenlik Duvarı, Google ve Guardian gibi siteler de dâhil olmak üzere Çin halkının küresel internetin büyük bir bölümüne erişimini engelliyor. Myanmar’daki cunta hedefli internet kesintileri uyguladı; Afganistan ve Pakistan’daki yetkililer de benzer uygulamalar gerçekleştirdi.

Dünya Çapında Ağ (WWW) Ölüyor Mu?

İnternetin küresel bir ağ olarak kalması yönündeki çağrılara ve çabalara rağmen, birçok hükümet ülkelerinin topraklarına veri giriş çıkışını kısıtlamak için adımlar atıyor. Günümüzün çevrimiçi dünyası büyük teknoloji platformlarının egemenliğinde ve yasa dışı içerik ile yanlış bilgilerle dolu. Buna rağmen, Londra’dan erişilebilen gerçekler, fikirler ve bilgiler büyük ölçüde Delhi, Johannesburg ve Sao Paulo’dan da erişilebiliyor; ancak bu durum hızla değişebilir.

Değişimin temel unsurlarından biri, sansür teknolojilerinin giderek artan ihracıdır. Bu teknolojiler arasında Çinli şirketlerin sattığı ve Pakistan, Myanmar, Etiyopya gibi müşterilere bir ülkeye giren ve çıkan verileri son derece hassas şekilde kontrol etme olanağı sağlayan cihazlar bulunuyor. Bu tür teknolojilerin İran’daki mevcut ablukanın temelinde olduğu düşünülüyor. Sansür teknolojileri güçlendikçe bunları aşmak için tasarlanmış programlar hedef alınarak yok ediliyor; bu alanda çalışanlar için riskler çok yüksek.

ABD askeri uzmanları, “Hükümetler sokaklarında öldürdükleri insan sayısından sorumlu tutulmaktan kaçınmak istediklerinde interneti kapatacaklardır” diyor. İnternet kesintisi yaratmak kolay değil; internet merkezi olmayan ve birbirine bağımlı bir ağ olarak tasarlandı. Ancak İran örneği, interneti izole etmenin gittikçe daha olası hale geldiğini gösteriyor. Rusya uzun süredir benzer bir internet kapatma rejimi kurmaya çalışıyor ve diğer otoriter rejimler de bu amacı paylaşıyor gibi görünüyor. Bu uygulamaların gerçekleştirilmesi giderek daha ucuz ve kolay hale geliyor.

Egemen Veri, Egemen Yapay Zeka ve İnternetin Parçalanması

Avrupa da dâhil olmak üzere birçok ülke egemen veri, egemen yapay zeka ve bazı durumlarda egemen internet fikirlerini destekliyor. Bu, örneğin bir ülkenin vatandaşlarının sağlık kayıtlarının o ülkedeki veri merkezlerinde saklanması gibi altyapıyı millîleştirme hedefleriyle birlikte anılıyor. Amerikan teknoloji platformlarının giderek otoriterleşen eğilimleri göz önüne alındığında, bu tür hedeflerin anlaşılabilir tarafları var. Ancak çeşitli ülkelerdeki otoriter rejimler için bilgi akışını engellemek, diktatörlüğü güçlendirme politikasının bir parçası haline geliyor.

Yaklaşık yirmi yıldır Amerika Birleşik Devletleri, interneti bölmeyi ve parçalamayı son derece zorlaştırmak amacıyla küresel çabaları destekledi. Bu proje, dünyanın çeşitli yerlerindeki aktörler tarafından oluşturulan finansman araçlarına dayanıyordu; ancak bugün bu program etkisini yitirmiş durumda.

Sansür Karşıtı Mücadele ve Avrupa’nın Rolü

Zorlu koşullar altında dijital özgürlük savunucuları, sansür karşıtı teknolojileri finanse etmesi umuduyla Avrupa’ya yöneliyor. Avrupa’nın diğer sorumlulukları göz önüne alındığında, bu konuda yeterli kaynak veya istek olup olmadığı tartışmalı. Bu süreçte, sınırsız olanaklara sahip küresel bir bilgi ağı fikri giderek uzaklaşıyor.

Habere ilişkin mevcut bilgiler aktarılmıştır; metne yorum eklenmemiştir.

Exit mobile version