CHP Lideri Özgür Özel, Grup Toplantısında Mesut Özarslan ve Dosyalarını Açıkladı
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM’deki haftalık grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gözler, CHP’den istifa eden ve hakkında suç duyurusunda bulunan Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan‘a verildi. Özel’in, Özarslan hakkında AKP tarafından yapılan suç duyurularına ne yanıt vereceği merak konusu oldu.
Özel’in bugün grup toplantısında Mesut Özarslan’ın PORTAŞ A.Ş. Genel Müdürü olduğu döneme ilişkin Adalet ve Kalkınma Partisi’nce yapılan suç duyurularının detaylarını açıklaması bekleniyordu. Edinilen bilgilere göre Özarslan’ın PORTAŞ A.Ş. Genel Müdürlüğü dönemine ilişkin olarak bugüne kadar AKP’ye mensup siyasetçiler tarafından beş ayrı suç duyurusunda bulunuldu.
Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin AKP Grup Sözcüsü Fatih Ünal, AKP Ankara Milletvekili Osman Gökçek ve eski Mamak Belediye Başkanı Murat Köse tarafından yapılan başvurularda Özarslan ve PORTAŞ A.Ş. yetkilileri “ihaleye fesat karıştırma” ve “görevi kötüye kullanma” iddialarıyla suçlanıyor. Suç duyurularının Yeni Mamak Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamındaki ihaleler, Hıdırlıktepe’deki anıt yapımına ilişkin ihaleler ile geçersiz iş deneyim belgelerinin kabul edilmesi gibi konularla ilgili olduğu öğrenildi. CHP liderinin bu dosyaları açıklarken Özarslan’ın kendisini suçlayan siyasi partiye geçme çabasındaki çelişkiye dikkat çekeceği belirtildi.
Yerel Yönetimler ve CHP İçindeki Dayanışma
Özgür Özel, Mansur Yavaş ile salona birlikte girdi. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın yanı sıra başkentin 15 ilçesindeki CHP’li belediye başkanları birlik ve bütünlük içinde grup toplantısına katıldı. Tıklım tıklım dolu olan grup toplantı salonunda Özel ve Yavaş’ın salona birlikte girmesi güçlü alkışlarla karşılandı.
Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’ın CHP’den istifa etmesine tepki olarak belediyedeki görevlerinden istifa eden başkan yardımcıları Tolga Turgut, Emircan Tunç ve Selçuk Karadağ da CHP grup toplantısında hazır bulundu.
Özgür Özel’in Konuşmasından Öne Çıkanlar
Özgür Özel kürsüde, konuşmasının ilk bölümünde 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenleri anarak sözlerine başladı ve yakınlarına başsağlığı diledi. Konuşmasından öne çıkan bölümler şu şekilde aktarıldı:
- Geçen hafta deprem bölgesinde bulunduklarını belirtti; orada yaşanan bir anekdotu ve Antakya İlçe Başkanının yaşadıklarını paylaştı. İlçe başkanının ailesinin göçük altında kaldığını, birinci derece yakınlarını kaybettiğini ve eşinin günlerce yoğun bakımda olduğunu söyledi.
- Özel, yoğun bakım ziyareti sırasında ilçe başkanının “İlçe çöktü” dediğini, kendisine yeni ilçe binasına gelip Atatürk resmini birlikte asma sözü verdiğini ve bu sözü yerine getirdiklerini anlattı. İlçe binasının önündeki yolun kapandığını, insanların portakal kasası benzeri bir şeyin üstüne çıkarak konuştuğunu ifade etti.
- “Portakal kasası üstünden konuşuyorsanız…” diyen Özel, bir partinin iktidar olup olmadığına ilişkin gösterilerin veya toplu organizasyonların tek başına belirleyici olmadığını; saha gerçekleri ve samimi halkla buluşmanın önemine vurgu yaptı. Halkı toplayıp prompterdan konuşma yapmanın iktidar iddiasını kanıtlamadığını savundu.
- Partinin tarihinin en ağır saldırılarının altına girdiğini, iftira kampanyaları, şantaj ve tehditlerle muhatap olduklarını söyledi. Partinin cumhurbaşkanı adayı ve bazı belediye başkanlarının cezaevinde olduğunu, partiyi ayakta tutanların saldırı altında olduğunu belirtti ve devlet imkanlarının bir partiye hizmet eder halde olduğunu ifade etti.
- “Gerçekle yüzleşmek sokağa inmekle oluyor” başlığı altında Özel, 6 Şubat’ın üçüncü yıl dönümünde Osmaniye, Gaziantep, Kahramanmaraş, Hatay, Adıyaman ve Malatya’da bulunduklarını, toplam bir hafta içinde 55 farklı program gerçekleştirdiklerini aktardı. Yazın serin, kışın sıcak salonlardan ayrılmayanların siyasetinin kolay olduğunu; gerçek siyasetin sahada, insanların yanında olmakla mümkün olduğunu söyledi.
- Özel, depremi yaşayanları, konteyner kentlerdeki yaşamı, çamur içindeki ayakları, gözyaşı döken kiracıları, “evim verildi ama geçemiyorum, tadilatına param yok, aidatına param yok, işim yok” diyenleri dinlemeden yapılan gösteri siyasetinin yeterli olmadığını vurguladı. Mücbir sebep mağdurlarının adalet arayışının önündeki engellerin, AK Partili müteahhitler ve yerel zenginlerin kayırılmasından kaynaklandığını ifade etti.
- Branda ve afişle yürütülen siyaset döneminin AKP’nin bir çöküş dönemi olduğunu; CHP’nin yürekten, sokakta ve samimi siyasetiyle yeni bir iktidar inşasının göstergesi olacağını belirtti.
AYRINTILAR GELECEK…

