Kalsiyumun Önemi ve Kemik Sağlığında Denge
Kalsiyum, kemikleri sertleştirerek sağlam bir iskelet yapısı oluşturan ve vücudun kalsiyum ihtiyacını karşılamak için kanda dolaşan temel mineraldir. Ancak dozu önemlidir; vücutta dengeli olmalıdır. İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Osman Erk, bu denge sayesinde sadece kemiklerin değil genel vücut sağlığının da korunabileceğine dikkat çekiyor ve kalsiyumla ilgili bilinmesi gerekenleri şöyle açıkladı.
Osteoporoz: Yaşam Tarzı ve Genetik Etkenler
Kemik erimesi diyabet gibi yaşam tarzıyla yakından ilişkilidir. Osteoporoz, kemik kütlesinin azalması ve bunun sonucunda kemik kırılganlığının artması olarak tarif edilir. Bu durum yaşla birlikte artar. Osteoporoz; obezite, diyabet ve metabolik sendrom gibi kronik metabolik bir hastalık tablosudur. Kadınlarda ve erkeklerde beklenen yaşam süresinin uzamasıyla birlikte osteoporoz, halk sağlığı açısından önemli bir sorun haline gelmiştir. Kemik erimesi de tıpkı şeker hastalığında olduğu gibi yaşam tarzıyla yakından ilişkilidir.
Genetik midir? Osteoporoz gelişiminde genetik özellikler önemli olmakla birlikte beslenme ve yaşam tarzı faktörleri de son derece önemlidir. Çevresel ve hormonal faktörler, genetik olarak belirlenmiş kemik kitlesini azaltarak osteoporoz sürecini hızlandırabilir. Günümüzde tüm dünyada 200-250 milyon osteoporotik kadın olduğu hesaplanmaktadır. Kadınlarda kemik erimesine bağlı kırıklar genellikle 45 yaşından sonra, erkeklerde ise 75 yaşından sonra sık görülür. Tüm iskelet sisteminde kırık oluşabilmekle birlikte özellikle omurga, kalça ve el bileğinde kırıklar daha sık ortaya çıkar.
Osteoporozun Yaygın Nedenleri
Yeterli besin ögesi almamak: Mineral, vitamin, fitobesin, antioksidan ve Omega-3 içermeyen işlenmiş ve rafine gıdaların fazla tüketilmesi, ilerleyen yaşla birlikte osteoporozu hızlandırır. Dolayısıyla kalsiyum ve D vitamini eksiklikleri, aşırı alkol ve sigara kullanımı, hareketsizlik ve bazı ilaçlar (kortizon, heparin, tiroid hormonları, epilepsi ilaçları) kemik erimesinin önemli nedenlerindendir. Hormon eksikliği de kadınlarda menopoz döneminde, erkeklerde ise 70’li yaşlarda osteoporozun önemli bir faktörüdür.
Günlük Kalsiyum İhtiyacı
Yetişkinler için önerilen günlük temel kalsiyum miktarı yaş ve cinsiyete göre değişmekle birlikte genellikle 1000-1200 mg arasındadır.
Beslenmenin Rolü
Vücutta bulunan kalsiyumun yüzde 99’u kemik dokusundadır. Temel besin gruplarından zengin gıdalar düzenli tüketilerek ve D vitamini dengesi sağlanarak bu ihtiyaç karşılanabilir. Kemik dokusunu güçlü tutmak ve osteoporoz riskini azaltmak için her gün besinlerle yeterli kalsiyum alınması gerekir. Kalsiyum kaynakları arasında süt ve süt ürünleri ile sebze-meyve grubu önem taşır. Ancak D vitaminini bu kaynaklardan besin yolu ile yeterince almak genellikle mümkün değildir.
En önemli D vitamini kaynağı güneş ışınlarıdır. Bitkisel besinlerde D vitamini yoktur; hayvansal besinlerde ise sınırlı miktarda bulunur. Süt ve süt ürünleri, balık ve yumurta sarısı sınırlı miktarda D vitamini sağlayabilir. Yaz aylarında haftada birkaç kez, güneş kremi kullanmadan öğle saatlerinde (11:00-15:00) kollar ve bacaklar açık halde 15-20 dakika güneşlenmek, D vitamini üretmek ve stoklamak için genellikle yeterlidir.
Vücutta Kalsiyum Dengesinin Sağlanması
Kalsiyum dengesinin sağlanmasında ince bağırsaklar, kemik dokusu ve böbrekler arasında koordineli bir uyum olmalıdır. Kalsiyum başlıca ince bağırsaklarda emilir ve bu emilimde D vitamininin özel bir önemi vardır. Yani vücudun kalsiyumu etkin kullanabilmesi için D vitamini seviyesinin yeterli olması gerekir.
D vitamini bağırsaklardan kalsiyumun yanı sıra fosfor ve magnezyum emiliminde de görevlidir. Alınan kalsiyum ile vücuttan atılan kalsiyum arasında belirli bir denge olmalıdır. Vücuda alınan kalsiyumun büyük bir kısmı böbrekler yoluyla atılarak bu denge sağlanır.
Dengenin Bozulması Durumunda Yaşanan Sorunlar
- Eksiklik (Hipokalsemi): Kalsiyum alınmadığında kemikler kırılganlaşır; yetişkinlerde osteoporoz, çocuklarda raşitizm görülür.
- Fazlalık (Hiperkalsemi): Kanda yüksek seyreden kalsiyum, kemik dışında damarlarda ya da yumuşak dokularda birikebilir. Bu durum damar sertliğine (ateroskleroz), kireçlenmeye ve ciddi kardiyovasküler problemlere yol açabilir. Kalp kasının kasılma ritmini bozarak ciddi aritmilere (çarpıntı veya düzensizlik) neden olabilir.
- Fazla kalsiyum böbrekleri yorarak böbrek taşı oluşumuna zemin hazırlar. Sinir iletimini ve kas kasılmalarını olumsuz etkileyerek kas güçsüzlüğüne, yorgunluğa ve ağrılara yol açabilir.
En Zengin Kalsiyum Kaynakları
Yaygın inanışın aksine sadece süt ve süt ürünleri kalsiyum kaynağı değildir. Yeşil yapraklı sebzeler de zengin kalsiyum kaynaklarıdır. Anne sütünde kalsiyum-fosfor oranı 2 iken, inek sütündeki bu oran 1’dir. Yeşil yapraklı sebzelerde kalsiyum/fosfor oranı anne sütündeki gibi yaklaşık 2’dir. Susam, tahin, badem, fındık, kuru incir, nohut, kuru fasulye ve mercimek gibi baklagiller de kalsiyum açısından zengin besinlerdir.
Takviye Kullanımı Ne Zaman Gerekir?
Kalsiyum ve D vitamini takviyeleri gelişigüzel kullanılmamalıdır. Mutlaka gerekli tahliller yapılıp kan değerleri kontrol edildikten sonra doktor önerisiyle kullanılmalıdır. Çünkü fazla doz fayda yerine zarar getirebilir.

