Erdoğan ve Bilal Erdoğan İddiaları
“Çıkardığım sonuç şu: Yargının içindeki bir klik, Sayın Cumhurbaşkanımıza operasyon çekiyor. Bu başka türlü izah edilemez. Cumhurbaşkanımızın hiçbir dahili olmadığı halde, her şey sanki ondan kaynaklanıyormuş gibi bir hava oluşturuluyor.”
Deniz Baykal’ın ekibindeki en sadık isimlerden biri olarak bilinen ve istifasının ardından CHP’den ayrılarak AKP’ye katılan Savcı Sayan, bu transferin ardından bir dönem Ağrı belediye başkanlığı görevine de gelmişti. Son dönemde hukuk savunucularının önünde duran Sayan, yargı içinde bir grubu Cumhurbaşkanı Erdoğan’a karşı kumpas kurmakla suçluyor.
Sadece yargıda değil, Saray çevresindeki bürokratlar hakkında da iddialarda bulunan Sayan, şunları söylüyor: “Siz ne yapmaya çalışıyorsunuz? Sayın Cumhurbaşkanımızın etrafını çevirip bilgi kanallarını tıkadınız, gerçekleri ona ulaşmaz hale getirdiniz. Milletin geçim derdi, pazardaki yangını, işsizin feryadı, esnafın çilesi umurunuzda mı? Siz nereden gelip nereye gittiğinizi, hangi sokaklardan doğduğunuzu bu kadar çabuk mu unuttunuz? Yazık! Bu milletin sırtına yük olan gündemlerle partiyi yıpratıyorsunuz. CHP’yi konuştukça onlara alan açıyor, onları büyütüyor, birleştiriyor, iktidar için umutlandırıyorsunuz… Üstelik memlekette büyük bir ahlaksızlık baş göstermeye başlamış; gençlerimiz uyuşturucu batağında, aileler boşanma rekoru kırıyor, tefeciler milleti kıskaca almış. Toplumun temeli çöküyor, siz ise bu yangını görmezden geliyorsunuz! Cumhurbaşkanımız yüzyılda bir gelen liderdir. Onu yalnızlaştırmak, yanılgıya sürüklemek, etrafını sis perdesiyle kuşatmak ihanettir! Siz farkında olmadan lideri tüketiyor, davayı zedeliyor, milleti umutsuzluğa itiyorsunuz.”
Yazıda Türkiye’nin mevcut hâlini “gençlerimiz uyuşturucu batağında, aileler boşanma rekoru kırıyor, tefeciler milleti kıskaca almış” diyerek özetleyen yazar, aynı zamanda Erdoğan’ı “yüzyılda bir gelen lider” olarak nitelendirmenin çelişkisine dikkat çekiyor ve okuyucuya değerlendirme bırakıyor.
Yazar, son dönemdeki yargı kumpasları karşısında Erdoğan yanlılarının benzer açıklamalar yaptığını belirtiyor; bazı çevrelerin yaşananları Cumhurbaşkanı’nı hedef alan grupların işi olarak sunduğunu, bununla birlikte Erdoğan’ın uzun süredir dış çevrelerle izole bir konumda olduğunu ve sağlık iddialarının algılarını etkileyebileceğini öne sürüyor. Bu bağlamda emekli olmasının tedavi gibi bir çözüm olabileceği, fakat çevresindekilerin kendi çıkarlarını gözeterek Erdoğan’ı bir sis perdesiyle koruyor olabileceği değerlendiriliyor.
Yazar ayrıca Cumhurbaşkanı ailesine yönelen sorular da aktarıyor: Oğlu Bilal Erdoğan’ın ülke gündemini görüp görmediği, aile içindeki iletişimin nasıl olduğu ve Bilal’in gelecekteki rolü konusunda kulis bilgileri paylaşılıyor. Ankara’da ailenin Erdoğan sonrası için Bilal Erdoğan’ı hazırladığı konuşuluyor; bunun AKP teşkilatını ikna etmede zorluklar yaşadığı belirtiliyor.
Yazar şu soruyu gündeme getiriyor: “Acaba biz bütün bu kumpasları, Erdoğan’ı iyice çaptan düşürüp Bilal Bey’e razı etsinler diye mi yaşıyoruz?” Bilgi kanallarını tıkayanların Bilal Erdoğan’la aynı düşüncede olup olmadığı ya da Bilal Erdoğan’ın onları aşamadığı ihtimalleri tartışılıyor. Metinde ayrıca Bilal Erdoğan, Savcı Sayan ve yargı kumpaslarına karşı Erdoğan’ı koruyan olarak görülen Şamil Tayyar’dan, Erdoğan’a operasyon çekenlerin kimliklerini açıklamaları isteniyor: “KİMLER o Erdoğan’a operasyon çekenler? Onu zora sokmaya çalışanlar? Dolmabahçe’deki Trump Junior ile gizli buluşmayı fısıldayanlar? Belli ki çok yakınında iş çevirenler? Bulup açıklayın. Yüzyılın liderini bu hale getirenleri deşifre edin. Cesaretiniz yoksa da susun! Ve aklımızla oynamayı bırakın!”
Yazar, ayrıca ekonomiden sorumlu sahnede yer alan isimlerin aldığı kararlarla yoksulların durumunu ağırlaştırdığını, bazı isimlerin ise zenginleştiğini öne sürüyor. ABD’ye bakarak politika belirleyenlerin ve dış bağlantılardan gelen mesajlara göre rota ayarı yapanların kim olduğu sorgulanıyor. Habere atıfla, bazı dış anlaşmalara dair iddialar aktarılıyor: Haberlerde yer aldığı belirtilen bilgilere göre ABD enerji şirketiyle BOTAŞ arasında 20 yıllık doğalgaz alımı için görüşmeler olduğu, ayrıca 250 Boeing uçağı için önceden söz kesildiği iddia ediliyor.
Yazar Filistin davasına yaklaşımı da eleştiriyor; New York’ta Filistin konusunda yapılan tutumun HAMAS’a destek veriyormuş gibi algılanmasına neden olduğunu savunuyor. İspanya ve İtalya gibi ülkelerin Gazze için insani yardım veya koruma gönderdiği bir ortamda Türkiye’deki yetkililerin Filistin yanlısı gençleri polis müdahalesiyle dağıttığı iddia ediliyor.
Metinde, Bilal Erdoğan haberleriyle “çocuklara masallar” anlatılmaya çalışıldığı eleştirisi yer alıyor. Yazı, bilgi kanalları tıkanan Erdoğan’ı göremese de Bilal Erdoğan ve destekçilerine yönelik çağrıyla devam ediyor: CHP’nin Gazze’ye Destek mitingi ve farklı kesimlerin katılımıyla oluşan sesin, Bülent Ecevit ile Yaser Arafat’ın birlikte fotoğrafıyla güçlü bir mesaj verdiği vurgulanıyor.
Yazı boyunca aktarılan iddialar, isimler ve sorgulamalar haber bülteni üslubunda, olayları aktarıcı ve detaylı bir dille korunarak raporlanmıştır.
