Devlerin kaçak pırlanta dosyasında ‘Abdullah Kiğılı’ detayı!

Uluslararası Kaçak Pırlanta Operasyonu: Şebeke ve Soruşturma Dinçer GÖKÇE tarafından getirilen ihbar üzerine Hindistan, Hong Kong ve Dubai’den Türkiye’ye kaçak yollarla pırlanta getirildiği iddiasıyla başlatılan soruşturma tamamlandı. Soruşturma kapsamında 32’si tutuklu olmak üzere toplam 51 sanık hakkında ‘kaçakçılık’ davası açıldı. Dosyaya göre şebekenin başında, “büyük patron” olarak anılan firari Hadi Gulroozi bulunuyor. İşleyiş: Talep, Gönderim […]

Uluslararası Kaçak Pırlanta Operasyonu: Şebeke ve Soruşturma

Dinçer GÖKÇE tarafından getirilen ihbar üzerine Hindistan, Hong Kong ve Dubai’den Türkiye’ye kaçak yollarla pırlanta getirildiği iddiasıyla başlatılan soruşturma tamamlandı. Soruşturma kapsamında 32’si tutuklu olmak üzere toplam 51 sanık hakkında ‘kaçakçılık’ davası açıldı. Dosyaya göre şebekenin başında, “büyük patron” olarak anılan firari Hadi Gulroozi bulunuyor.

İşleyiş: Talep, Gönderim ve Paketleme Yöntemleri

Pırlanta talebi olan alıcılar Gulroozi ile temas kurdu. Pırlantalar İstanbul’a gönderilirken, şampuan şişesi veya çerez paketleri gibi günlük tüketim maddelerinin içine saklanarak gizlendi. Haftada bir veya iki kez sevkiyat yapıldı; gönderilen paketlerin hangi firmaya ait olduğu paket üzerindeki kodlarla belirleniyordu.

Kurye ve Dağıtım Ağı

Kuryeler tarafından alınan pırlantaların dağıtımını Gulroozi’nin adamı Abbas Maneshi ile bu kişiyle birlikte çalışan Belgin Çalıcıoğlu organize etti. Şebekede görev yapan kurye konumundaki kişiler adım adım teknik ve fiziki takibe alındı. Hava yoluyla İstanbul’a getirilen kaçak pırlantalara ilişkin bir dizi yakalama tutanağı da kayda geçirildi.

İki Kilit İsim: Teknik ve Fiziki Takip

Geçen yıl 7 Ocak’ta gelen ihbar sonrası başlatılan soruşturma kapsamında teknik ve fiziki takip kararları alındı. Özellikle Abbas Maneshi ve Belgin Çalıcıoğlu adım adım izlendi. Abbas Maneshi’nin Kapalıçarşı’da girip çıktığı iş yerleri mercek altına alındı. Soruşturma dosyasında isimleri geçenlerden biri de Can Tosun oldu.

Yazışmaların İçeriği ve Firma Bağlantıları

26 Ağustos sabahı düzenlenen geniş çaplı operasyonda yüzlerce polis görev aldı. Operasyona ilişkin yakalanan isimlerin cep telefonlarında bulunan yazışmalar incelendi; binlerce mesaj kayıt altına alındı. Elde edilen yazışmalarda, Abbas Maneshi’nin getirdiği kaçak pırlantaları alan firmalar, iş yeri konumuna atanlar ve ödemeyle ilgili bilgi paylaşan kişi ve firmalara ilişkin veriler tespit edildi. Bu kapsamda Lizay’ın CEO’su Çağatay Serbes de sanıklar arasında yer aldı.

Kurye ile Yazışmalarda İsimler

WhatsApp yazışmaları, Abbas Maneshi ile temasta olan kişiler arasında Elit Kuyumculuk sahibi Can Bernard Tosun, Lizay Pırlanta’da eksper olarak çalışan Büşra Özeken, Yakup Çerkez gibi isimleri ortaya koydu. Özeken’in Maneshi’ye gönderdiği bir mesajda 7.050 dolarlık ödemenin hazır olduğu bilgisi yer aldı. Ayrıca Mio Diamond çalışanı Muhammed Oğuzhan Azizoğlu, Nakşiler Mücevherat sahiplerinden Hasan Nakşiler, Belmas Diamond sahibi Burcu Elmas, Roz Diamond sahibi Ferit Mimar, Ali’s Diamond sahibi Ali Pala, Heart Jewellery ve IEM Jewellery yetkilisi Mehman İbrahimov, Daya Diamond sahibi Faezeh Rahmatollahi gibi kişiler de kurye konumundaki Abbas Maneshi ile temasta olanlar arasında yer aldı. Model Kuyumculuk’un sahibi Gürkan Merim tutuklandı.

Lizay Pırlanta ve Sektörün Önde Gelen İsimleri

Haklarında dava açılanlar arasında sektörün önde gelen firmalarının sahipleri de bulunuyor. 1985’te Türkiye’ye pırlantayı ilk ithal eden Atilla Karat’ın sahibi Atilla Anlı, Lizay Pırlanta’nın sahibi Mahmut Serbes ile çocukları Çağatay Serbes ve Yeliz Serbes Akgün, Mio Diamond sahibi Ali Demirbaş, Kimberley Pırlanta sahibi Dicle Abgar Özasi, Çapar Diamond sahibi Süleyman Çapar, Arya Diamond ortağı Can Hiçbitmez, Model Kuyumculuk sahibi Gökhan Merim, Inter Mücevherat sahibi Mohseen Khan, Dianoor Kuyumculuk sahibi Serkan Gökpınar, Tutku Kuyumculuk sahibi Salim Van, Terzihan Mücevherat sahibi Murat Terzihan ile oğulları Can ve Cem Terzihan haklarında dava açılan diğer isimler arasında yer aldı. Atilla Anlı sektörde “Pırlanta kralı” olarak anılıyor.

Operasyon Anında Dikkat Çeken Telefon Trafiği

26 Ağustos sabahı operasyon sırasında kayda geçen telefon trafiği dikkat çekti. Mağazalarında arama yapılan Atilla Anlı, sabah 09:24’te Kiğılı Giyim’in patronu Abdullah Kiğılı ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmenin başında Anlı erken saatte aradığı için özür dileyip “Bu şeyi rica etmiştim… Daha önce senden deponun anahtarını… Demiştin ki veririm sana” dedi. Kiğılı, olanlardan habersiz “Olur vereyim” yanıtını verdi. Görüşmenin devamında Zorlu Center’da olduğu değerlendirilen deponun anahtarının yeri konuşuldu. Anlı’nın mağazalarından koliler içinde ürün çıkarılmasına ilişkin görüntüler dava dosyasında yer aldı.

Exit mobile version