JPMorgan: Doların Güçlenmesi ve Türkiye Piyasalarına Yansımaları
ABD’nin bankacılık ve finans devi JPMorgan, küresel piyasalarda doların güçlü seyrinin sürdüğünü ve bunun gelişen ülke para birimleri üzerinde baskı yarattığını bildirdi. Türkiye özelinde ise dolar/TL’deki fiyat hareketlerinin büyük ölçüde kamu bankalarının döviz satışlarıyla sınırlı kaldığını kaydetti. Banka, mevcut döviz politikası çerçevesinin korunabileceğine işaret etti.
Raporda Yerel Dinamikler ve Siyasi Gelişmeler
JPMorgan’ın Türkiye raporunda yurt içi yerleşiklerin hareketleri, Türkiye piyasaları açısından ana odak noktası olarak vurgulandı. Yerli bireysel yatırımcı tarafında anlamlı bir dolarizasyon sinyali gözlenmediği belirtildi. Ayrıca banka, Türkiye’deki siyasi risklerin son haftalarda bir miktar azaldığını ifade etti; CHP lideri Özgür Özel’e ilişkin gelişimler de raporda yer aldı. Özgür Özel’in dokunulmazlığının kaldırılmasına yönelik fezlekenin komisyona sunulmasının ardından yaşanan gelişmelerin yakından izlenmeye devam edilmesi gerektiği notu düştü.
Seçim Zamanlaması Hakkında Bankanın Görüşü
Siyasi istikrar ve erken seçim tartışmalarına da değinilen notta, JPMorgan’ın Türkiye’deki seçimlere ilişkin temel senaryosunun hâlâ 2027 sonuna daha yakın bir tarih olduğu kaydedildi.
Döviz Rezervleri ve Cari Dengeye İlişkin Değerlendirme
Banka, yerel davranışların destekleyici kalması ve dolarizasyonun sınırlı seyretmesi halinde döviz politikasının bozulmadan devam edeceğini ve kontrollü, kademeli bir nominal değer kaybını temel senaryo olarak koruduğunu aktardı. Raporda döviz rezervlerine ilişkin şu verilere yer verildi:
- Geçen hafta yaşanan güçlü yurt dışı girişleri döviz rezervlerine olumlu yansıdı.
- Swap hariç net rezervler yeniden 30 milyar dolar civarına yükseldi.
- Mevsimsel olarak daha iyi olan cari denge dinamiklerinin, kısa vadede Türk lirasını desteklemeye devam etmesi bekleniyor.
Haziran Enflasyonu Bir Sonraki Kritik Veri Olacak
JPMorgan, Türkiye piyasaları için bir sonraki en önemli başlığın gelecek hafta açıklanacak haziran ayı enflasyon verisi olduğunu belirtti. Raporda, özellikle küresel ölçekte güçlü bir dolar zemini mevcutken, yurt içinde gelebilecek yüksek bir enflasyon verisinin; TL’nin enflasyonun altında kalması şartıyla, bir miktar daha hızlı nominal değer kaybını haklı çıkarabileceği ifade edildi. Banka, bu olası hızlanmanın temel amacının TL’deki reel getiri çıpasını korumak ve yerli yatırımcıda yeniden bir dolarizasyon baskısı oluşmasının önüne geçmek olduğunu vurguladı.

