CHP ile EMEP Arasında İstanbul’da Görüşme: Demokratik Haklar ve Dayanışma Öne Çıktı
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, muhalefet partileriyle ara seçim gündemli turu kapsamında bugün İstanbul’da Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan ve beraberindeki heyetle bir araya geldi. Görüşme, CHP Genel Merkezi’nin İstanbul Çalışma Ofisi’nde gerçekleştirildi.
Özel’e görüşmede; Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve CHP İstanbul İl Kadın Kolları Başkanı Hatice Selli Dursun eşlik etti. Saat 11.30’da başlayan görüşme 1 saat 10 dakika sürdü. Görüşmenin ardından iki lider ortak bir basın açıklaması yaptı.
Özgür Özel toplantıda şunları dile getirdi: İstanbul’daki görüşmede Anayasa’ya sahip çıkmanın, Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına uyulmasının önemini vurguladık. Özel, iktidarın ülkenin sorunlarına duyarsız kaldığını, vatandaşın ekmeğinin ve ücretlerin eridiğini, emeklilerin ve asgari ücretlilerin geçinme sıkıntısı yaşadığını belirtti. Bu koşullara karşı halkın gücünü göstermek gerektiğini ve atılması gereken adımlar üzerinde kendi görüşlerini paylaştığını ifade etti. Ayrıca, EMEP heyetinin de kendi gündemleriyle birlikte ortak noktaların görüşüldüğünü söyledi ve görüşmeyi verimli bulduğunu belirtti.
Seyit Aslan ise yaptığı açıklamada dayanışmayı göstermek üzere ziyarette bulunduklarını söyledi. Türkiye’deki güncel koşulların ve gündem maddelerinin konuşulduğunu belirterek, 19 Mart’ta başlayan CHP belediyelerine yönelik gözaltı, tutuklama ve yargılamalara dikkat çekti. Seçme ve seçilme hakkı, halkın demokratik hak ve özgürlüklerinin korunması, operasyonların durdurulması ve yargılananların serbest bırakılması konularında dayanışmalarını sürdürmek üzere bir arada olduklarını vurguladı.
İran’a yönelik saldırılar ve uluslararası dayanışma
Aslan, ABD ve İsrail’in İran’a dönük saldırılarına değinerek, 40 gündür süren saldırılardan sonra gece saat 02.00’de bir ateşkes ilan edildiğini, ancak bunun kalıcı bir güvence sağlamadığını kaydetti. Emperyalist ve siyonist saldırganlığa karşı dünya halklarının dayanışmasının önemine dikkat çekti. ABD, İngiltere, Almanya, Yunanistan ve diğer ülkelerdeki halkların gösterdiği dayanışmanın ateşkese katkı sağladığını, fakat yeniden saldırı olasılığının sürdüğünü belirtti. Bu nedenle İran halkı, işçileri ve yoksullarıyla dayanışmayı büyütmek gerektiğini ifade etti.
Demirtaş, Yüksekdağ, Atalay ve Kahraman talepleri
Aslan, Türkiye’de Anayasa ve AİHM, AYM kararlarının uygulanmadığını, saray rejiminin demokratikleşme yönünde adım atmadığını söyledi. Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Can Atalay, Tayfun Kahraman ve benzeri isimlerin AİHM ve AYM kararlarına rağmen cezaevinde olduklarını belirtti ve bu kişilerin bırakılarak demokratik hayata katılmaları talebini vurguladı.
Belediye başkanları, kayyumlar ve yargı uygulamaları
Aslan, Adalet Bakanı atamalarından sonra CHP’li belediyelere yönelik operasyonların yeniden başladığını, bunların siyasi ve saray yargısı eliyle yapıldığını belirtti. Cezaevindeki belediye başkanlarının tutuksuz yargılanması, salıverilmeleri ve seçildikleri makamlara geri dönmelerinin talep edildiğini; kayyum uygulamalarının sona erdirilmesi gerektiğini söyledi. Türkiye’de ifade özgürlüğü ihlallerine de dikkat çekerek Alican Uludağ, Merdan Yanardağ ve birçok gazetecinin tutuklandığını, belediye başkanları ve doğayı korumaya çalışan kişilerin cezaevinde olduğunu belirtti. Bu nedenle daha fazla yan yana gelme ve ortak mücadele çağrısında bulundu.
Ekonomik sıkıntılar, işçi güvenliği ve ücret talepleri
Aslan, Körfez ve İran’daki gelişmelerin ardından Hürmüz Boğazı’nın kapanması ve petrol fiyatlarının artmasının ekonomik baskıları artırdığını söyledi. Yıl başında belirlenen asgari ücretin açlık sınırının altında olduğunu, emeklilerin ve milyonlarca vatandaşın ekonomik kayıplar yaşadığını vurguladı. Üreticilerin üretim güçlükleri, kamu emekçilerinin, işçilerin düşük ücretlerle yaşam sürdürmesi ve iş güvenliğinin sağlanmaması nedeniyle iş cinayetlerinin devam ettiğine değindi. Dilovası’nda yaşanan yeni iş cinayeti örneğini vererek can güvenliği önlemlerinin alınmadığını belirtti. Bu koşullar karşısında ücretlerin artırılması ve ülkenin gerçek değerlerini yaratanların refah içinde yaşaması talebini yükseltmeye devam edeceklerini söyledi.
1 Mayıs çağrısı
Aslan, ekonomik politikalar, antidemokratik uygulamalar ve yargı baskılarına karşı birleşme ve ortak mücadele gerekliliğini vurguladı. Önümüzdeki 1 Mayıs’ta işçiler, emekçiler, kadınlar ve gençlerin talepleriyle meydanları doldurarak saray rejimine karşı güç gösterisi yapmaları gerektiğini belirtti. Türkiye’de milyonlarca kişinin geçim sıkıntısı içinde olduğunu, ülke nüfusunun önemli bir kesiminin borçlu olduğunu ve bu nedenle geniş tabanlı bir mücadele cephesinin kurulması gerektiğini söyledi.

