Yeniden Refah Partisi MYK Sonrası Suat Kılıç Basın Toplantısı
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, partisinin Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından Genel Merkez’de düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Güne sokak çetelerine yönelik operasyon haberleriyle başladıklarını belirten Kılıç, bu operasyonların lokal değil genel kapsamlı alınması gerektiğini, gündem değiştirme amacıyla kullanılmaması gerektiğini vurguladı. Mücadelenin bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini, yalnızca bir ilde değil tüm illerde eş zamanlı operasyonlar düzenlenerek bu yapıların kökünün kazınması gerektiğini söyledi. Ayrıca 12. Yargı Paketi’nden çıkarılan, suça sürüklenen çocuklara ilişkin düzenlemenin yeniden paket kapsamına alınması gerektiğini ifade etti.
NATO Zirvesi ve Türkiye’nin Talepleri
Ankara’da 7-8 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’ni “çok önemli” olarak nitelendiren Kılıç, Türkiye’nin zirvede veren değil alan taraf olması gerektiğini, tezlerini açıkça anlatıp istediğini alması gerektiğini belirtti. Kılıç, Türkiye’nin alması gereken talepleri şu şekilde sıraladı:
- Parası ödenmiş F-35 savaş uçaklarının Türkiye’ye teslim edilmesi,
- F-16 savaş uçaklarının modernizasyonuna ilişkin ABD Temsilciler Meclisi’ndeki onayın alınması,
- S-400’lere yol açan savunma sistemlerinin Türkiye’ye satışına onay verilmesi,
- Milli muharip uçaklar için anlaşmaları imzalanmış ve üretim programları yapılmış jet motorlarının Türkiye’ye teslim edilmesi.
Kılıç ayrıca CAATSA yaptırımlarından kurtulmanın önemine dikkat çekti ve bu yaptırımların Türkiye’ye karşı haklı bir yaptırım seti olmadığını savundu. Zirve sırasında İstanbul’da yeni bir NATO üssü veya Ege’de yeni bir Amerikan üssü gibi taleplerle karşılaşılması durumunda bunlara karşı tavır alınması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin kurucu ortağı olduğu NATO’nun İsrail’in güvenlik kalkanı olmaması gerektiğini, zirvenin İbrahim Anlaşmaları’na Türkiye’nin taraf olmasıyla sonuçlanmaması gerektiğini belirtti. Kıbrıs konusunda ise Türkiye’nin garantörlük haklarından taviz verilmemesi gerektiğini; statü değişikliğinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarının terk edilmesi anlamına geleceğini vurguladı. NATO’nun, Kıbrıs Rum Kesimi ya da İsrail için değil, başta kurucu ortak Türkiye olmak üzere üyelerinin güvenliği için var olan bir savunma teşkilatı olması gerektiğini ifade etti.
CHP İçindeki Yeni Parti Oluşumu Hakkında Görüş
Kılıç, bir gazetecinin “CHP yeni bir parti oluşumuna giriyor. Sizce bu doğru bir adım mı?” sorusuna, CHP’nin iç işlerine karışmak istemediklerini ancak mevcut partinin köklü ve 100 yılı geride bırakan Cumhuriyet Halk Partisi’ne sahip çıkılmasını, mücadelelerin parti içinde sürdürülmesini tavsiye ettiğini söyledi. Yeni parti kurmaktansa CHP içinde kalmanın daha doğru olduğunu belirtti.
Kabotaj Bayramı ve Mavi Vatan Mesajı
1 Temmuz Kabotaj Bayramı’nı kutlayan Kılıç, kabotajın ülkenin kendi limanları ve kara suları arasında deniz ticareti yapma hakkını yalnızca kendi gemilerine ve vatandaşlarına tanıması olduğunu; bunun Türkiye’nin denizlerindeki egemenliğinin göstergesi olduğunu söyledi. Mavi Vatan’daki hâkimiyet iddiasının kabotaj haklarının elde edilmiş olmasıyla özdeş olduğunu belirtti ve Ege’nin “Adalar Denizi” olduğunu, Türkiye’nin egemenlik haklarını içerdiğini vurguladı.
Emekliler ve Ekonomik Durum
Emeklilik Haftası dolayısıyla emeklilerin yaşadığı mağduriyete dikkat çeken Kılıç, ara zam yoluyla satın alma gücü kaybının hükümet tarafından karşılanması gerektiğini söyledi. Dört kişilik bir ailenin açlık sınırının 35 bin liranın üzerinde olduğunu; emekli ailesinin 20 bin lirayla sefalet sınırının altında bırakılmasının ne insani ne de vicdani olduğunu belirtti. Emeklilerin ve emekçilerin açlık sınırının altında kaldığı bir ülkede istikrar olmayacağını ifade etti.
Askeri Hastaneler ve Harbiyenin Tıbbiyesi
“Sayın Bahçeli askeri hastaneler tekrardan açılmalı” açıklamasına ilişkin görüşü sorulan Kılıç, askeri hastanelerin 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında rütbeli kadrolarda FETÖ yapılanmasının tespit edilmesi nedeniyle kapatıldığını anlattı. O dönemde yargılamalar ve istihbari çalışmalar yürütülürken askeri hastanelerin insan kaynaklarının FETÖ tarafından istismar edildiğinin belirlendiğini söyledi. Çare olarak hastanelerin tamamen kapatılıp sivilleştirildiğini, rütbeli personelin akademik unvanlarıyla Sağlık Bilimleri Üniversitesi bünyesinde göreve devam ettirildiğini hatırlattı.
Kılıç, önerilerinin askeri hastanelerin ihtisas hastaneleri olarak yeniden açılması yönünde olduğunu; devletin gerekli önlemleri alıp güvenliği sağlaması gerektiğini belirtti. Benzer bir deneyimin tekrar yaşanmaması için devletin yeterince deneyimi ve tecrübesi olduğunu söyledi. Askeri hastanelerin varlığının, rütbeli ve tıp ilmine hâkim personelin yetişmesi açısından Türkiye gibi NATO’nun en büyük kara ordusuna sahip bir ülke için önemli ve elzem bir ihtiyaç olduğunu vurguladı. Harbiyenin tıbbiyesinin güçlü bir gelenek olduğunu ve bu geleneğin yaşatılmasının Türkiye için değerli olduğunu ifade etti.

