CHP Ankara Gençlik Kolları’ndan MESEM Uygulamasına İtiraz: Eğitim Hakkı ve Güvenlik Talepleri
CHP Ankara İl Gençlik Kolları üyeleri, MESEM’leri ve 16 Türkiye İşçi Partili gencin tutuklanmasını ortak bir açıklamayla protesto etti. Ankara’daki açıklama, Milli Eğitim Bakanlığı önünde yapıldı. Etkinliğe CHP Ankara Milletvekili Aliye Timisi Ersever ile Ankara İl Başkanı Ümit Erkol de destek verdi.
CHP Ankara İl Gençlik Kolları Başkanı Mehmet Okan Türkmen, ortak açıklamada şu değerlendirmeleri paylaştı: “Çünkü biliyoruz ki çocuklar ölürken değil, uyurken susulur. AKP iktidarının her geçen yıl parça parça dağıttığı eğitim sistemiyle çocuklar işçileştiriliyor, gençler geleceksizleştiriliyor. Sonuç ne? Artan çocuk ölümleri, suça sürüklenen çocuklar, işsiz gençler, madde bağımlılığı, sonu gelmez depresyonlar ve intihar eden gençler. Bunların hiçbiri kendiliğinden olmuyor. Yaşadığımız tüm bu kötülük bir kara düzenin sonucudur. Bu kara düzenin bugünkü görüntüsü ise MESEM’lerdir.”
“2024 – 2025 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILINDA MESEM’E DEVAM EDEN 392 BİN 887 ÖĞRENCİ VAR”
Türkmen, MESEM tanımına ilişkin görüşünü, “İktidara göre Mesleki Eğitim Merkezleri. Bize göre düzenin kirli çarkları arasında eriyip giden; okul çağında işçileştirilen, yitip giden çocuklar” sözleriyle açıkladı. Bu sistemde çocukların eğitim almadığını, geleceğe hazırlanmaktan uzaklaştığını ve ucuz iş gücü olarak görüldüğünü belirtti. Eğitim Reformu Girişimi’nin (ERG) 2025 Eğitim İzleme Raporuna atıf yapan Türkmen, 2024-2025 eğitim-öğretim yılında MESEM’e devam eden 392 bin 887 öğrenci olduğunu hatırlattı ve bu sistemin yüz binlerce çocuğun okulla bağını kestiğini vurguladı.
Türkmen, lise çağındaki bir çocuğun haftada 1 gün okula, 4 gün atölyeye, sanayiye veya fabrikaya gönderildiği düzenin mesleki eğitim sayılamayacağını, okulda olması gereken çocukların atölyede ucuz iş gücü olarak çalıştırıldığı bir ortamda iş güvenliğinden söz edilemeyeceğini ifade etti. “İnsan canının kıymetli olduğu nasıl söylenebilir? Böyle bir düzende çocukların geleceğe hazırlandığından, eğitim gördüğünden nasıl söz edilebilir?” diye sordu ve MESEM’i “çocukların doğrudan işçileştirildiği, yasalarla sömürüldüğü bir AKP projesi” olarak nitelendirdi.
Türkmen, CHP Gençlik Kolları olarak çocukların eğitim haklarından mahrum bırakılarak işçileştirildiği bu düzene karşı olduklarını belirtti. Ülkenin genç işsizlik sorunu ve genç nüfusun istihdam sorunlarına dikkat çekti: “Ülkemizde her 4 gençten 1’i ne eğitimde ne istihdamda. Genç işsizliği her geçen gün katlanarak artıyor. Çalışmaya, üretmeye hazır büyük bir genç nüfusa sahipken devlet eliyle çocukların işçileştirildiği, kamu kaynaklarının düzenin çarkları işlesin diye sermayeye aktarıldığı MESEM düzenini kabul etmemiz mümkün değildir. Çünkü bu düzenin kirli çarklarında çocukların hayatları yitip gidiyor.”
Türkmen, 2025 yılında 86 çocuk işçinin yaşamını yitirdiğini ve ilgili bakana bağlı olduğu dönem içinde MESEM’lerde hayatını kaybeden çocuk sayısının 16 olduğunu aktardı. “Bu, iktidar için yalnızca bir sayı olabilir. Ama bizim için değil” diyerek, yaşamını yitiren çocukların aileleri ve kurban giden tüm gençler için ses çıkarmanın zorunlu olduğunu söyledi. “Okulda olması gereken çocukların atölyelerde emeği sömürülmesin, çocuklar iş cinayetlerine kurban gitmesin diye mücadele etmek, bu ülkede yaşayan biz gençlerin boyun borcudur” şeklinde konuştu.
“BİZLER, ÇOCUKLAR EĞİTİM HAKKINDAN MAHRUM KALMASIN, ATÖLYELERDE CAN VERMESİN İSTİYORUZ”
Türkmen, duruşlarını net biçimde özetledi: hukuksuz tutuklamalara uğrayan Türkiye İşçi Partili 16 genç ile dayanışma içinde olduklarını açıkladı. “Arkadaşlarımızın yarım bırakmaya çalıştığınız sözleri bize emanettir. Bizler CHP gençliği olarak çocuklar eğitim hakkından mahrum kalmasın, atölyelerde can vermesin istiyoruz. Parasız, bilimsel, demokratik eğitim istiyoruz. Biz gençlere dayatılan işsizliğe, geleceksizliğe ve baskılara karşı ses yükseltiyoruz. Geleceğimizde umut, hanemizde iş, soframızda ekmek, ülkemizde özgürlük istiyoruz.”
“BİR AN ÖNCE BU UYGULAMADAN VAZGEÇİLMESİNİ İSTİYORUZ”
CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol da açıklamanın ardından şunları söyledi: “MESEM, iktidarın işverenlere ucuz iş gücü temin etmesinden başka hiçbir şey değildir. Çocuk işçiliğini yasallaştıran, meşrulaştıran bir girişimdir. Bütün uluslararası sözleşmelere aykırıdır. Bütün iş kanunlarının baypas edilmesidir. Bu kanunun arkasında duran herkes çocuk cinayetlerinin ortağıdır. Bir an önce bu uygulamadan vazgeçilmesini istiyoruz.”
Erkol, mağdur olanların yanında olmaya devam edeceklerini belirtti ve düşünce ifade özgürlüğüne vurgu yaparak sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’de eğer bir demokrasi olacaksa, siyasi partilerin özgürce görüşlerini ifade edebilmesi gerekir. Düşünce ifade özgürlüğü varsa her düşüncenin özgürce ifade edilmesi gerekir. Düşünceler hakkında soruşturma açılmasına hele hele de düşüncelerinden ve eylemlerinden dolayı insanların tutuklanmasına karşıyız. Kabul etmiyoruz. TİP’li genç arkadaşlarımızın özgürlüğüne kavuşana kadar yanındayız. Onların sesi olmaya da devam edeceğiz.”

