Haluk Levent’ten Veda Niteliğinde Açıklama: Ahbap, Borçlar ve İddialar
Ünlü sanatçı Haluk Levent, AHBAP Derneği soruşturması kapsamında tutuklanmasının ardından sosyal medya hesabından bir “veda” mektubu paylaştı. Mektubunda hem kişisel yaşamına dair itiraflarda bulundu hem de Ahbap Derneği bağışlarına ilişkin iddialara cevap verdi. Levent, dolandırıcılık hükmü almadığını, kumar bağımlılığı nedeniyle ağır borçlandığını ve borçlarını kapatmak için çaba gösterdiğini belirtti.
Levent, mesajına “Veda Öncesi Arkadaşlar” hitabıyla başladı ve kendisini dolandırıcı olarak tanımlamanın doğru olmadığını, dolandırıcılıktan hüküm giymediğini vurguladı. Kumarın kendisi için büyük bir sorun olduğunu, özellikle iflas dönemlerinde kumar oynadığını, borçlarının katlanarak büyüdüğünü anlattı. Kumarın insanı nasıl batırdığını örnekleyerek, zaman içinde 35 milyon TL borcun 6 ayda 250 milyon TL’ye dönüşmesi gibi dramatik örnekler verdiğini açıkladı.
Levent, yüzlerce kişiden borç aldığını, kimi kişilere aynısını geri verdiğini kimi kişilere ise iki-üç kat borçlandığını söyledi. Kimi alacaklıların faiz istemediğini belirtti. Ayrıca, maddi desteğiyle eğitim ve barınma sağladığı şiddet ve istismar mağduru 17 kız ve bir erkek çocuğun 9 yıldır en iyi okullarda okuduğunu ve kiralarının ödendiğini ilk kez açıkladı. Bu kişilerin örgüt üyesi olmadığını, bu tür iddiaların asılsız olduğunu ifade etti.
Ahbap Derneği bağışlarıyla ilgili iddialara net bir yanıt veren Levent, derneğe ait bağışların kayıtlı olduğunu, deprem döneminde toplanan paranın 1 kuruşunun çalınmadığını savundu. Kendi adına dernek bünyesinde usulsüz borçlanmalar yaptığını kabullendi ancak bu usulsüz işlemlere ilişkin suçu ve cezasının belli olduğunu, bu borçları kapatmak için zaman gerektiğini söyledi. Levent, 50 milyon TL karşılığında alınan altın ve arazi teminatının bulunduğunu, İçişleri Bakanlığı denetimi gelmeden hepsini yerine koyacak gücünün olduğunu belirtti.
10 Temmuz 2026 Cuma günü Ahbap’a geri ödemesi gerekenleri ayarladığını, 50 milyonluk altın ve borcuna karşılık değeri 150 milyon TL olan 20 adet 3+1 evin girişlerinin yapıldığını; eksikliğini tamamlamak üzere 140 milyon TL’yi de hazırladığını, Ataşehir Halkbank hesabına 140 milyon TL girişinin MASAK tarafından doğrulanabileceğini yazdı. Levent, bu ödemelerin bazı işlemlerinin Cumartesi akşamı yetişmediğini, Pazartesiye kaldığını ve HTS kayıtları ile tapu kayıtlarının bunu doğrulayacağını belirtti.
Levent, gözaltına alınış sürecini de ayrıntılarıyla anlattı. Bir iş insanı olan Yüksel Ersoy ile ilişkisine değinerek, Ersoy’un Ahbap’tan bahsettiği bir görüşmenin ardından kendisi hakkında “Ahbap operasyonu” planlandığını ve Pazar günü Bursa’da gözaltına alındığını iddia etti. Levent, operasyonun zamanlamasının kendisinin borcunu kapatma çabalarını engellemeye yönelik olduğunu savundu. Gözaltı haberlerinde hakkında “7 milyarı kumarda batırdı” şeklinde iddiaların ortaya atıldığını, MASAK raporları bahanesiyle kamuoyunun yanlış yönlendirildiğini ileri sürdü.
Levent, soruşturma sürecinde masum insanlara yönelik tutuklamalar olduğunu, tanıdık avukatların ve dernek çalışanlarının da saldırıya uğradığını öne sürdü. Sorgu sırasında polis müdürünün bazı beyanlarını savcıya iletmediğini, Yüksel Ersoy’un savcıya suç duyurusunda bulunduğunu belirtti. Levent, bunun organize bir kumpas olduğunu iddia etti ve bunun kanıtlarının HTS kayıtlarıyla ortaya konabileceğini savundu.
İçişleri Bakanlığı soruşturmasının daha önce de Ahbap üzerinde Başmüfettiş İ.S. ve dört denetçi tarafından yürütüldüğünü hatırlatan Levent, ilgili denetçilerin raporlarında bazı kişilerin hesap hareketlerinin Ahbap’la ilgisinin olmadığına ve bunun kendisinin borç-alacak ilişkileriyle bağlantılı olduğuna rapor ettiklerini söyledi. Bu raporları veren müfettişlerin neden soruşturulmadığını sordu.
Levent, deprem dönemindeki yardımların valilik ve kaymakamlıklarda kayıtlı olduğunu, tüm makbuz ve faturaların açıklanmasını talep etti. Ayrıca cezaevinde başka gerekçelerle yer değiştirilmesine tepki gösterdi; kızının davranış bozukluğu olduğunu ve kendisine ihtiyaç duyduğunu ifade etti. Devlet yetkililerine seslenerek, hakkında başlatılan soruşturma ve tutuklamaların gerekçelerini, usulü ve hukuki dayanaklarını sorguladı.
Levent, bazı taşınmaz satış ve ödemelerine ilişkin dosyalarda da dolandırıcılıktan tutuklandığını belirterek, özellikle belirttiği taşınmaz değerleri üzerinden neden dolandırıcılıktan tutuklandığını anlamadığını, ilgili hukuki sürecin açıklanmasını istedi. Ayrıca, gözaltına alınan kişilerin telefonlarındaki özel mesajların basına sızdırıldığını ve bunun devletin mahremiyetini ihlal ettiğini iddia etti.
Sanatçı, 2023 yılındaki deprem döneminin kendisini çok etkilediğini, Ahbap’ın el konulmaması için bazı kişilere verdiği paraları açıklamak zorunda kaldığını, hiçbir şeyin gizli kalmayacağını ve her şeyin kamuoyuna açıklanacağını belirtti. Tefecilik iddialarına dair de kimlerin ne verdiğinin ifşa edileceğini duyurdu.
Haluk Levent mektubunda ayrıca gelecekte daha fazla baskı ve ağır cezalarla karşılaşabileceğini düşündüğünü, susmayacağını ve yaşananları anlatmaya devam edeceğini söyledi. Dernek suçlamalarının iddianamede değişiklik yapılmamasını, eğer iddianame hazırlandıysa kamu önünde iddiaların açıkça ifade edilmesini talep etti. Levent, Ahbap Derneği yönetim kurulu üyelerinin serbest bırakılmasını, derneğin projelerinin devam etmesini ve derneğe yönelik işlemlerin durmasını istedi.
Son bölümde Levent, hayatının ve davranışlarının sorumluluğunu kabul ettiğini ama Ahbap’tan kişilere haksız menfaat sağlanmadığını, çıkan işlemlerin karar defterine bağlandığını tekrarladı. Bağışçıları ve destekçileri haklarını aramaya çağırdı; valiliklerden, İçişleri Bakanlığı’ndan deprem dönemi harcamalarının belgelerinin açıklanmasını talep etti ve kamuoyuna seslendi.
Levent, mektubunu, “Bu kadar yıpratılmışken belki kimse arkamda durmayacak; ama hakkınızı arayın” çağrısıyla sonlandırdı ve susmayacağını vurguladı. Mektup, kişisel itiraflar, savunmalar, iddialar ve talepler içeriyor; olayların hukuki boyutu ve soruşturmaların seyri ise ilgili kurumlarca doğrulanıp yorumlanmalıdır.
