DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları’ndan NATO Zirvesi ve Tarım Politikalarına İlişkin Açıklama
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi’ne ilişkin yaptığı değerlendirmede, sonuç bildirisinde barışa, eşitliğe ve adalete ilişkin hiçbir unsura yer verilmediğini söyleyerek “Dünya açlıkla karşı karşıya, onlar ‘Nasıl daha fazla silah satarız’ın derdine düşmüşler” ifadelerini kullandı.
“NATO Zirvesi’nin Ana Fikri”
Tülay Hatimoğulları konuşmasına şöyle devam etti: “Bu zirvenin ana fikri şuydu: Savunma sanayi, silah tedariği ve savaşa hazırlıklar büyüsün.”
Hatimoğulları ayrıca iktidarın tarım politikalarını eleştirdi. Çiftçilerin artan maliyetler nedeniyle üretimden çekildiğini belirterek mera alanlarının sanayiye açılmasına tepki gösterdi. Çiftçilerin kuyudan su alımının engellenmesi için elektrik direklerinin söküldüğünü söyleyen Hatimoğulları, “Toprağını sulayamayan çiftçi toprağından kopuyor” dedi.
Şanlıurfa’da Suruç ve Harran’da geniş tarım arazilerinin ekilmediğini belirten Hatimoğulları, ürün bazında çiftçilerin yaşadığı zararları şöyle aktardı: “Pamukta dönüm başına 2 bin lira, buğdayda 3 bin 150 lira, mısırda 900 lira zarar ediyor çiftçi. Nasıl eksin? İnsan, bile bile zarar edeceğini bile bile niye eksin?”
Çiftçilerin borçlu hale geldiğini ve icralık durumların arttığını vurgulayan Hatimoğulları, Cumhurbaşkanlığı’nın 7680 sayılı kararıyla mera olarak kullanılan yaklaşık 2 bin 945 dönümlük alanın sanayi alanı ilan edildiğini belirtti. Köylülerin tarım ve mera arazilerinin ellerinden alındığını ve geçim kaynaklarının yok edildiğini ifade ederek, “Toprağın değil, üretimin, hayvancılığın, köy yaşamının geleceğini talan ediyor, yok ediyor” dedi.
“Tarımı Bitiren Politikaların Derhal Bırakılması”
Hatimoğulları, Türkiye’nin geçmişte tarım ihracatında önde gelen ülkeler arasında olduğunu belirterek, günümüzde hububata bağımlı bir ülke konumuna geldiğimizi, savaş halindeki Ukrayna’dan buğday ve arpa ithal eder duruma geldiğimizi ve saman ithal ettiğimizi ifade etti. Bu dönüşümün ülkenin tarımsal bağımsızlığını zayıflattığını vurguladı.
Pandemi döneminin tarımın önemini ortaya koyduğunu hatırlatan Hatimoğulları, tarım politikasını doğru yürüten, toprağı ve suyu verimli kullanan bir ülkenin aç kalmasının önüne geçeceğini belirtti. AKP iktidarına seslenerek şu talepleri sıraladı: “Tarımı tüketen, bitiren ve bizi dışa bağımlı hale getiren bu politikalardan derhal vazgeçin. Bu zulmü derhal bitirin; çiftçi desteklenmeli; gübre, tohum, elektrik ve sulama desteği sağlanmalı; borçlar, kredi borçları belli oranlarda silinmeli.”
AYRINTILAR GELECEK…
