Trump-Netanyahu Görüşmesi ve Gazze Ateşkesi: Beyaz Saray İddiaları ve Doha Gerginliği
ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında, Gazze’de ateşkese giden süreçten hemen önce gerçekleşen kritik telefon görüşmesine dair iddialar ön plana çıktı. The New York Times muhabirleri Maggie Haberman ile Jonathan Swan tarafından kaleme alınan kitaba dayandırılan habere göre, görüşmede Trump’ın Netanyahu’ya karşı sert bir üslup kullandığı ve sesini yükselttiği belirtildi.

Kitaptaki anlatıma göre Trump, görüşmede Netanyahu’ya şu sözlerle çıkıştı: “Tüm Yahudiler senden bıktı Bibi. Bütün Yahudiler senden bıktı. Bu görüşmedeki iki Yahudi Kushner ve Witkoff bile senden bıktı!” Ayrıca Trump’ın, Gazze’ye ilişkin hazırlanan 20 maddelik planın kabul edilmesi gerektiğini net biçimde ifade ettiği bildirildi.
Doha saldırısı sürecin dönüm noktalarından biri olarak gösterildi. İsrail’in Doha’ya yönelik düzenlediği saldırının Washington’da büyük rahatsızlık yarattığı, saldırının ardından Beyaz Saray içinde güven krizinin derinleştiği ve Trump ekibinin Tel Aviv’e karşı daha sert bir tutum aldığı aktarıldı.
ABD’nin Ortadoğu özel temsilcisi Steve Witkoff ile Trump’ın damadı Jared Kushner, İsrail tarafının sürece dair tutumundan rahatsızlık duyduklarını Beyaz Saray’a iletti. Kulislerde “Dermer bize yalan söyledi” ifadelerinin dolaştığı belirtildi. Kitaba göre Doha saldırısı sonrası yaşanan gerilim, Washington’ın Netanyahu’ya baskıyı artırması için bir kırılma noktası oldu. Bu süreçte ateşkes planı hız kazandı ve Katar metin üzerinde aktif rol oynadı.
New York’taki Birleşmiş Milletler Genel Kurulu marjında yürütülen temaslarda, Katar Başbakanının taslak metne doğrudan müdahil olduğu ileri sürüldü.

Trump’ın Netanyahu ile yaptığı ikinci kritik görüşmede tansiyonun daha da yükseldiği, Trump’ın görüşmede şu ifadeleri kullandığı aktarıldı: “Bu anlaşmadan geri adım atamazsın. Ben İsrail’in bugüne kadar sahip olduğu en iyi dostum. Herkes senden nefret ediyor ama ben senin arkanda durdum. Bu, İsrail için çok büyük bir anlaşma.” Kitapta, Netanyahu’nun baskı altında anlaşmayı kabul etmek zorunda kaldığı ve iki liderin kısa süre sonra kamuoyu önünde birlik mesajı verdiği belirtiliyor.
10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren Gazze ateşkesinin ilk aşamasında esir takası, insani yardım koridorlarının genişletilmesi ve İsrail ordusunun kısmi çekilmesi gibi adımlar hayata geçirildi. Ancak kitaba göre İsrail’in yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmediği ve sahada çatışmaların sürdüğü ifade ediliyor.

















