Okullarda Güvenlik Sorunu: Çekmeköy Olayı ve Çözüm Önerileri
Okullarda yaşanan şiddet olayları 2 Mart’ta bir öğretmenin daha yaşamını yitirmesine neden oldu. İstanbul Çekmeköy’de Fatma Nur Çelik öğretmen, kendi okulunda öğrencisi tarafından öldürüldü. Çelik öğretmenin öldürülmesiyle okullarda yaşanan güvenlik sorunları yeniden gündeme geldi. Bu çerçevede okullardaki şiddet sarmalını ve güvenlik sorunlarını CHP Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı ve İstanbul Milletvekili Psikolog Suat Özçağdaş ile konuştuk.
Özçağdaş, devletin en temel görevlerinden birinin çocuklara güvenli okul ortamı sunmak olduğunu vurguladı. Gelinen noktada çocuklara nitelikli eğitim sunulamadığını ve onların okullarda korunamadığını belirtti.
AVM’DE VAR OKULDA YOK
Herhangi bir kamu binasında ve AVM’lerde güvenlik görevlileri olduğunu anımsatan Özçağdaş, ne acıdır ki geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın günün büyük bölümünü geçirdiği okulların bu güvenlikten yoksun olduğunu söyledi. Ülkemizde 59.336 devlet okulu bulunduğunu, ancak bu okulların bir tanesinin kapısında bile kadrolu güvenlik görevlisi olmadığını belirtti. Topluma yayılan şiddet olaylarının okul duvarlarının ardına sızdığına dikkat çekti; velilerin çocuklarını okula uğurlarken artık sadece “iyi dersler” diyemediğini, “sağ salim eve dönsün” diye dua ettiğini aktardı.
‘MÜNFERİT OLAY DEĞİL, YÖNETİM ZAFİYETİ’
Akran zorbalığı, öğretmenlere yönelik saldırılar ve dışarıdan gelen tehditlerin her geçen gün arttığına işaret eden Özçağdaş, İstanbul Çekmeköy’de yaşananacının Bakan seviyesindeki üzüntü beyanlarıyla geçiştirilemeyeceğini söyledi. Bu durumun münferit bir olay değil, açık bir yönetim zafiyeti olduğunu belirtti. İktidarın söyleyecek söz bulamamasıyla öğretmenlerin ve öğrencilerin okullarda yaralama, şiddet ve hatta ölümle sonuçlanan olayları yaşamaya devam ettiğini vurguladı. Bir eğitim sisteminde güvenliğin lüks değil, en temel hak olduğunu söyledi.
‘YOKSULLUK GİDERİLMEDİKÇE ÇOCUKLARI KURTARAMAYIZ’
Eylül ayında okul güvenliği üzerine verdikleri soru önergesine verilen yanıta göre okullarda sadece bin 32 kolluk görevlisi bulunduğunu aktaran Özçağdaş, bu yılın sayısının henüz belli olmadığını, en iyi ihtimalle 60 bine yakın devlet okulunun bin tanesinde güvenlik olduğunu tahmin ettiklerini ifade etti. Ancak sorunun yalnızca güvenlik görevlisiyle çözülemeyeceğini, ülkenin ciddi bir çocuk ve gençlik kriziyle karşı karşıya olduğunu belirtti.
TÜİK verilerinin tablonun vahametini gösterdiğini söyleyen Özçağdaş, 2024 yılında güvenlik birimlerine gelen çocukların karıştığı olay sayısının 612.651’e ulaştığını aktardı. Halkın yoksullukla mücadele ettiğini, IPA verilerine göre her 3 öğrenciden 1’inin okula aç gittiğini, her 3 öğrenciden 1’inin okula gitmeden önce hiç kahvaltı yapmadığını, öğrencilerin yüzde 19,2’sinin parasızlık nedeniyle haftada en az 1 gün aç kaldığını bildirdi. Socioekonomik zorluklar, işsizlik ve madde kullanımının artmasıyla birlikte sokakların ve okulların çocuklar için güvensiz alanlara dönüştüğünü, şiddetin hem faili hem mağduru olan bir çocuk kuşağı ortaya çıktığını söyledi.
Eğitimle bağı kopan çocukların çetelerin sömürü öznesi haline geldiğini, devletin izleme, erken uyarı, takip, denetim ve rehabilitasyon mekanizmalarını kurmadıkça, okullarda yeterli rehberlik, psikososyal destek ve okul sosyal hizmetleri sunulmadıkça yoksulluk giderilmedikçe çocukların suçun öznesi veya mağduru olmaktan kurtarılamayacağını belirtti. Okulların, çocukların günlerinin büyük bir bölümünü geçirdiği, uzmanlar tarafından rahatlıkla takip edilebileceği, suçun önlenmesi ve destek hizmetlerinin sunulabileceği en önemli kamusal alanlar olduğunu, bu nedenle başta Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere çocuklarla teması olan tüm kurumların koordinasyon içinde çalışması gerektiğini değerlendirdi.
‘BU ACIYI YAŞAMIYOR OLABİLİRDİK’
Mayıs 2023’te dönemin Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer’in “100 öğrencisi olan her okula bir rehber öğretmen” sözünü anımsatan Özçağdaş, kendisinden sonra gelen bakanın bu vaadi hatırlatanlara “Bu sözü ben vermedim ki” diyerek sorumluluktan kaçtığını aktardı. Fatma Nur öğretmeni katleden öğrencinin geçmişinde disiplin suçları olduğunun bilindiğini, eğer okullarda güçlü rehberlik hizmetleri ve önleyici psikolojik destek mekanizmaları olsaydı bu durumun önlenebileceğini söyledi. Ayrıca okulda bir güvenlik görevlisi veya yaralanma anında müdahale edebilecek bir sağlık personeli olsaydı bugün bu acının yaşanmamış olabileceğini belirtti.
‘YANDAŞTAN SİLİNEN BORCUN 6’DA BİRİYLE YAPILIRDI’
Okullarda sağlık görevlisi bulunmasının önemine değinen Özçağdaş, ani yaralanmalarda ilk müdahaleyi yapacak bir uzmanın hayat kurtarıcı olabileceğini söyledi. Ancak iktidarın çocukların ve eğitimcilerin güvenliği ve sağlığı için kaynak ayıramadığını ifade etti. 65 bin güvenlik görevlisinin yıllık maliyetinin 60,8 milyar TL, 75 bin okul sağlığı hemşiresinin yıllık maliyetinin 70,2 milyar TL olduğunu, toplam yıllık maliyetin 131 milyar TL olduğunu aktardı. Aynı iktidarın bu yıl yandaşlardan 768 milyar liralık vergiyi almaktan vazgeçtiğini, yani yandaştan silinen verginin altıda biriyle Türkiye’deki tüm okulların hem daha güvenli hem de daha sağlıklı hale getirilebileceğini söyledi. Bunun bir kaynak sorunu değil, tercih meselesi olduğunu, iktidarın kamu kaynaklarını yandaşlarına aktarmayı çocukları ve öğretmenleri korumaktan daha önemli gördüğünü ifade etti.
‘ŞİDDETİ OLUŞMADAN ÖNLEYEN SİSTEM KURACAĞIZ’
Özçağdaş son olarak CHP iktidarında atılacak adımları aktardı: Okullara ilk aşamada 65 bin güvenlik görevlisi, 75 bin okul sağlığı görevlisi ve 100 bin temizlik personeli atayacaklarını; her çocuğun sağlıklı bir öğün yemeğe ve içme suyuna erişimini sağlayacaklarını; her okula yeterli sayıda rehber öğretmen atayacak, psikolog ve sosyal hizmet uzmanları görevlendireceklerini ve şiddeti oluşmadan önleyen bir sistem kuracaklarını söyledi. Okulları sadece ders işlenen binalar değil; bağımlılık, zorbalık ve şiddetle mücadele eden koruyucu merkezler haline getireceklerini, çocukları ve öğretmenleri koruyamayan bir ülkenin geleceğini de koruyamayacağını belirtti. Öğretmenin can güvenliğinin olmadığı, öğrencinin kendini güvende hissetmediği okullarda eğitim yapılamayacağını vurguladı. CHP’nin çocukların korkuyla ve şiddetle değil, güvenle ve bilimle büyüdüğü bir Türkiye için mücadele edeceğini ve okullar yeniden güvenli kamusal alanlar olana dek bu mücadeleyi sürdüreceklerini ifade etti.
REŞİT GALİP GÖMÜTÜ BAŞINDA ANILDI
Eski Milli Eğitim Bakanı Reşit Galip, 92’nci ölüm yıl dönümünde Cebeci Asri Mezarlığı’ndaki gömütü başında anıldı. Anmaya CHP’nin Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, CHP Isparta Milletvekili Hikmet Yalım, Prof. Dr. Armağan Erdoğan ve CHP Ankara İl Örgütü katıldı. Reşit Galip’in 10 ay 25 gün süren Eğitim Bakanlığı döneminde gerçekleştirdiği çalışmalara dikkat çeken Özçağdaş, saymakla bitmeyen çalışmaları arasında İstanbul Üniversitesi’nin kuruluşunun sağlanması, arkeoloji alanında Türkiye’nin ilk konferanslarının düzenlenmesi, Anadolu Medeniyetleri Müzesi ve Milli Kütüphane’nin başlatılmasının yer aldığını söyledi. Andımızı yazıp hemen okutmaya başladığını belirterek Cumhuriyet’in bu evladına teşekkür etti.

