Robotların İşgücü Dönüşümü: Yeni Bir Döneme Girerken
Robotlar baskın iş gücü haline gelecek; işletmelerin insanlara istihdam sağlamak bir kurumsal sosyal sorumluluk unsuru olarak öne çıkacak. Tahmin edilen rakamlar, yalnızca bakım, inşaat, otelcilik, sanayi ve perakende gibi sektörlerde temizlik, araç kullanma ve teslimat gibi görevleri yerine getiren yapay zekâya sahip fiziksel robotları dikkate almaktadır.

İşgücü Piyasası Patlaması
Citi Global Insights’ın inovasyon sorumlusu Rob Garlick, CNBC’nin “Squawk Box Europe” programında yaptığı konuşmada, robotların fiziksel görevleri yerine getirme yeteneklerinin giderek artmasıyla değişimin hızla gerçekleşeceğini belirtti. Garlick, önümüzdeki birkaç on yılda, hareket halinde olan robot sayısının çalışan nüfustan daha fazla olmasına; çalışan nüfusun yalnızca yüzde 1’inden azının robotlardan oluşmasına ve robotların bunu giderek daha ucuza yapmasına doğru bir geçiş yaşanacağını söyledi. Garlick, tüm bunlara tamamen yazılım tabanlı yapay zeka ajanlarının da eklenmesi durumunda “bir patlama yaşanacağını” öngörüyor.

İnsanlardan Daha Fazla Robot
Tesla CEO’su Elon Musk, Ocak ayında İsviçre’nin Davos kentinde düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’nda bir gün “insanlardan daha fazla robot olacağını” ilan etti. Tesla kısa süre önce, yeni nesil insansı robotu Optimus’un ticari üretimine yer açmak için Model S ve Model X elektrikli otomobillerinin üretimini durduracağını duyurdu.
Garlick, dünya çapında yaklaşık 40.000 kişiyi istihdam eden yönetim danışmanlık firması McKinsey’den örnek vererek, “On sekiz ay önce 3.000 ajanları vardı. Şimdi 20.000’e ulaştılar. 18 ay içinde 40.000’e ulaşacaklarını düşünüyorlar, yani üç yıl içinde aynı iş gücü büyüklüğüne ulaşmış olacaklar,” dedi. “Burada teoriden değil, gerçeklikten bahsediyoruz.”
İşletmelerin Güdüleri
Buradaki en büyük soru şu: Robotlar ucuz iş gücü sunarsa, 7/24 çalışabilirse, asla hastalanmazsa, her zaman hazır bekleyebilirse ve cazip derecede hızlı bir yatırım getirisi sağlarsa, işletmeleri insanları işe almaya iten nedenler ne olacaktır? Garlick’e göre çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) çerçevesi, iş liderlerinin kârlılıktan ziyade genel iyiliği önceliklendiren bir yolu seçmeleri için nasıl bir teşvik oluşturacağına dair iyi bir örnektir.
Garlick, büyük şirketlerin iklim değişikliğinin bir risk olduğunu yıllardır bildiğini, ancak müşterilerin varlık yöneticilerinden iklim değişikliğini dikkate almalarını talep ettiği bir “dönüm noktası” yaşandığını belirtti. Yapay zekânın ortaya çıkmasıyla da benzer bir sürecin yaşanacağını söyleyerek, “Sanırım bu süreçte insanların da refahını sağlamamız gereken bir noktaya geleceğiz,” dedi.

