Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Müsavat Dervişoğlu: ‘Toplumun en büyük kesimi siyaseten sahipsiz bırakılmıştır’

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Ankara İl Kongresi’nde Konuştu

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Ankara İl Kongresi’nde Konuştu

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin Ankara İl Kongresi’nde yaptığı konuşmada, Türkiye’deki orta direğin çöktüğünü, milli ve manevi değerlerin siyasi grupların tekelinde kabul edilemeyeceğini ve İYİ Parti’nin bu değerlerin tüm millete ait olduğunu savunarak sahip çıkma görevi üstlendiğini belirtti.

Dervişoğlu, orta direğin ortadan kalktığını vurgulayarak “Orta direği çökerttiler; artık orta direk diye bir şey yok; ya çok zenginler var ya çok fakirler var. Türkiye’de çökmüş bir orta direk var” dedi. Orta direğin, hukukun en kalabalık kesimi olduğunu, vergisini ödeyen, çocuklarının eğitim masraflarını planlayan, günlük yaşamında devlete yük olmayan kesim olduğunu anlattı ve bu kesimin siyaseten sahipsiz bırakıldığını, Türk siyasetinin merkezinin yeniden inşa edilmesi gerektiğini söyledi.

Kongrede sosyal medyada ve kamusal tartışmalarda bir değerler çatışması izlenimi yaratılmaya çalışıldığını ifade eden Dervişoğlu, “Bu ülkenin milli değerleri, dini değerleri, manevi değerleri siyasi grupların ve partilerin intisarına alınamayacak kadar büyüktür. Milli değerlerimiz de bizimdir, hepimizindir. Dini değerlerimiz de yine bizim ve hepimizindir” dedi. Dervişoğlu, Atatürkçülük, cumhuriyetçilik, demokratlık, laiklik, milliyetçilik ve dindarlığın belli siyasi oluşumların tekelinde görülmesine karşı çıkarak, “ATATÜRKÇÜLÜK DE BİZİMDİR, DİNDARLIK DA BİZİMDİR, MİLLİYETÇİLİK DE BİZİMDİR” ifadelerini kullandı.

Dervişoğlu, İYİ Parti’nin bu değerleri millete ait kılma çabası nedeniyle bazı kesimlerin partiyi hedef gösterdiğini, İYİ Parti’ye yönelik düşmanlığın bunun doğal sonucu olduğunu belirtti: “İYİ Parti, milletin değerlerini size vermem diyen anlayışa karşı çıktı. Cumhuriyet hepimizindir diyebilmek için kurulmuş bir siyasi partidir İYİ Parti.”

Üniter devlet yapısı, milli kimlik ve bin yıllık kardeşlik vurgusuna dikkat çeken Dervişoğlu, bazı aktörlerin Abdullah Öcalan ve terör örgütüyle ilişkilendirilebilecek girişimlere destek verdiğini iddia etti. “Devletle teröristi eşitleyemezsiniz” diyerek, İmralı’ya heyet götürülmesi, baş müzakereci ilan edilmesi ve TBMM’de örgütün statüsüne dair tartışmaları eleştirerek, İYİ Parti’nin karşı çıktığını ve buna karşı taşlandığını söyledi. “ÜNİTER DEVLET YAPIMIZA KARŞI ÇIKANLARA, KARŞI ÇIKARIM” ifadeleriyle tutumunu netleştirdi.

Süreçle ilgili eleştirilerde, “9 bin terörist Türkiye’ye gelecekmiş” iddialarını aktaran Dervişoğlu, terör örgütünün isim veya yapısal değişikliklerle ortadan kalktığına dair söylemlere itiraz etti; “Yılan kabuk değiştirdi” benzetmesini kullanarak, geçmişte bomba eğitimi vermiş olanların süreç içinde rol alabileceğine dikkat çekti. Teröristlerin serbest bırakılması, siyasete kazandırılması ve Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünün sağlanması gibi taleplerle süreç yürütülürse bunun “burada pazarlığın dik alası” olacağını savundu.

Dervişoğlu, İYİ Parti’nin terörsüz Türkiye’ye karşı olmadığını, ancak Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet ile terör örgütü ve onun liderinin eşitlenmesine sonuna kadar karşı olduklarını vurguladı: “CUMHURİYET VE TERÖR ÖRGÜTÜNÜN EŞİTLENMESİNE KARŞIYIZ”.

Partinin iktidara gelme zamanının geldiğini ifade eden Dervişoğlu, parti içi kişisel ve kolektif sorumluluklardan söz etti. Kongrelerin rutin işlemler olduğunu, kadroların yenilenmesi ve parti programının güçlendirilmesinin önemine değindi. Geçmiş darbeler ve siyasi süreçlerden örnekler vererek, milletin iradesinin nihai belirleyici olduğunu belirtti: “Ben diyorum ki artık vakit tamam sıra bize geldi” dedi.

Ekonomik sorunlara değinen Dervişoğlu, ülkenin zor durumda olduğunu, bir avuç mutlu azınlığın ülkenin kaynaklarını sömürdüğünü savundu. Deprem bölgelerindeki yoksulluk, emeklilerin geçim sıkıntısı, asgari ücretin yetersizliği gibi sorunlara işaret ederek, İYİ Parti’nin önerdiği asgari ücret rakamının gerçekleşmiş olsaydı bugünkü enflasyona rağmen asgari ücretin daha yüksek olacağını öne sürdü. “TÜRKİYE PERİŞAN, BİR AVUÇ MUTLU AZINLIK TÜRKİYE’NİN İMKANLARINI VE KAYNAKLARINI SÖMÜRÜYOR” değerlendirmesini yaptı.

Dervişoğlu, ülkenin bütçe açığı, faiz ödemeleri ve kamu-özel iş birliği projeleri nedeniyle ekonomik yükün sürdüğünü; asgari ücretin artık bir “yaşam ücreti”ne dönüşmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca Türkiye’yi bekleyen çevresel problemler, yeni ticaret yolları, kuraklık ve iklim değişikliklerinin coğrafi göçlere yol açabileceği uyarısında bulundu ve bunlara odaklanılması gerektiğini söyledi.

Kongre konuşmasını, orta direğin yok oluşunun toplum üzerinde yarattığı sonuçlara dikkat çekerek tamamlayan Dervişoğlu, orta direğin devletine vergi veren, faturalarını ödemeye çalışan, günlük yaşamda düzeni gözeten geniş halk kesimi olduğunu ve bu kesimin taleplerinin karşılanmadığını tekrarladı. Türk siyasetinin merkezinin çöktüğünü, o merkezin yeniden inşa edilmesi gerektiğini vurgulayarak sözlerini sonlandırdı: “O merkezin yeniden inşa edilmesi gerekmektedir.”