Kemal Okuyan, Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri olarak katıldığı soL TV’deki Komünist Bakış programında, Yeni Osmanlıcılık kavramı ve bunun günümüz Türkiye siyasetine etkilerini ele aldı. Okuyan’a göre, Türkiye kapitalizminin genişleme arzusu ile AKP’nin ideolojik olarak Cumhuriyet’le hesaplaşan yönü birbiriyle örtüşüyor. Bu örtüşme sonucunda ortaya çıkan politikaları “geçici hevesler” ya da “tarihî nostaljiler” şeklinde görmenin yanıltıcı olduğunu belirtti.
Okuyan, Türkiye’nin bölgesel hamlelerinin duygusal değil, ekonomik temellere dayandığını vurguladı. Libya örneğini ele alarak, bunun “ataların topraklarını geri alma” sevdasından çok büyük sermayenin çıkarlarıyla bağlantılı olduğunu söyledi. Ona göre Yeni Osmanlıcılık, sanıldığının aksine bir romantizm değil, kapitalizmin bölgesel çıkar politikasıdır.
Bölgesel Güç Dengeleri ve Yeni Osmanlıcılık
Okuyan, Türkiye’nin bölgede etkin olabilmesi için Batı ittifakıyla uyum içinde hareket etmesi gerektiğini belirterek, “Yeni Osmanlıcılık Rusya-Çin çizgisine yaslanarak var olamaz” dedi. Rusya’nın, Türkiye’nin İslam ve Türk coğrafyasında güçlenmesini istemeyeceğini ifade etti. Son süreçte İsrail, İngiltere ve ABD ile kurulan yakın temasın ise bu doktrine yeni bir ivme kazandırdığına dikkat çekti.
Filistin, Lübnan ve Suriye’deki İran etkisinin zayıfladığını belirten Okuyan, bu gelişmelerle birlikte Türkiye, İsrail ve Mısır’ın bölgesel güç pozisyonlarını yeniden kazandıklarını ifade etti. Ona göre, “Erdoğan istediğini aldı, Yeni Osmanlıcılık bir mevzi edindi; ancak bu ilerleyiş tehlikeli sonuçlar üretebilir.”
“Çözüm Süreci” ve Bölgesel Normalleşme
Yeni Osmanlıcılık meselesinin iç siyasetteki “çözüm süreci” ile bağlantısına da değinen Okuyan, iktidarın “terörsüz Türkiye” hedefinin arkasında ciddi çelişkiler olduğunu söyledi. Ancak bölgesel düzeyde Türkiye-İsrail ilişkilerinde yaşanan normalleşmenin bazı çatışma alanlarını geçici olarak yumuşattığını ifade etti. Bu noktada Suriye’deki Kürt bölgesi konusundaki rekabetin hâlâ belirleyici olduğuna değindi.
Okuyan, iktidarın da DEM çizgisinin de İsrail’le ilişkilerin yeniden kurulmasını arzuladığını aktararak, bu durumun Türkiye’nin dış politikasında yeni bir yönelim yarattığını söyledi. Bu gelişmelerin hem Amerika’nın bölgesel yeniden yapılanma planı hem de iktidarın çıkar hesaplarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı.
Ahlaki Çürüme ve Siyasetteki Bozulma
Programda ülke içindeki ahlaki ve toplumsal çöküş konusuna da değinen Okuyan, Türkiye’nin ciddi bir çürüme süreci yaşadığını dile getirdi. Kumarın ve uyuşturucunun toplumsal yaşamda normalleştirildiğini, kadın cinayetlerinin engellenemediğini belirterek, “Bu ülkenin sistematik bir şekilde çürütüldüğünü” söyledi.
“Sömürünün kendisi çürüme üretir, ahlaksızlık sistemin damarlarında dolaşıyor” diyen Okuyan, siyasetin bu çürümeden payını aldığını ifade etti. Ona göre, mevcut siyaset tarzı bu tabloyu düzeltemez; tersine besler. Çözüm ise toplumun doğrudan siyasallaşması ve ilkeli, ahlak temelli bir mücadele hattının kurulmasındadır.
Son olarak Okuyan, “Her yerde yalan, her yerde riyakârlık… Buna karşı topyekûn bir müdahale gerekiyor” sözleriyle mevcut siyasal atmosferi özetledi ve toplumsal farkındalık çağrısı yaptı.

