İzmir Tepecik’te uygulanan hipotermi tedavisiyle 35 dakika kalbi duran hasta beyin hasarı olmadan hayata döndü
İzmir’de kalp krizi geçirip 35 dakika boyunca kalbi duran 49 yaşındaki İlker Hamurişçi, uygulanan özel soğutma tedavisi sayesinde beyin hasarı olmadan hayata döndü. Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yapılan tedaviyle vücut ısısı kontrollü biçimde düşürülen hasta, kısa sürede sağlığına kavuştu.

KALBİ 35 DAKİKA DURDU
Torbalı’da yaşayan İlker Hamurişçi, 29 Ekim’de şiddetli göğüs ağrısı şikayetiyle Torbalı Devlet Hastanesi’ne başvurdu. Kalp krizi geçirdiği belirlenen Hamurişçi’ye 35 dakika boyunca kalp masajı yapıldı. Tüm müdahalelere rağmen hayati tehlikesi devam eden hasta, SBÜ İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Burada yapılan “hipotermi” yani soğutma tedavisiyle vücut sıcaklığı birkaç derece düşürüldü ve beyin hücreleri oksijensizliğe karşı korundu. Hamurişçi, kısa sürede hayati fonksiyonlarını kazandı ve bilinci tamamen açıldı.
“BİR MUCİZE OLDU”
Kendini yeniden hayatta bulduğunu söyleyen İlker Hamurişçi, yaşadığı duruma hâlâ inanamadığını belirtti: “Hiçbir şey hatırlamıyorum. Sadece sırtımın ağrıdığını söylemişim, sonra kalp krizi geçirmişim. Dört beş gün hayatımdan silinmiş. Doktorlar olmasa şu an burada olmazdım. Allah hepsinden razı olsun.” Hamurişçi’nin teyzesi Serap İpek de duygularını şöyle ifade etti: “İki hafta içinde hem büyük bir korku hem büyük bir sevinç yaşadık. İlker’i kaybetmekten korktuk ama doktorlarımız onu bize geri verdi. Bu tam anlamıyla bir mucize.”
“GELDİĞİNDE YAŞAMA ŞANSI ÇOK AZDI”
Hastayı ilk karşılayan Kardiyoloji Uzmanı Dr. Halil Gülyiğit, Hamurişçi’nin hastaneye geldiğinde durumunun son derece kritik olduğunu belirtti: “Bilinci kapalıydı, akciğerleri makineye bağlıydı. Bir kalp damarı tamamen tıkalıydı. Anjiyo ile damarı açıp dolaşımı sağladık.” Ardından hastayı devralan Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Prof. Dr. Aykut Sarıtaş, soğutma tedavisinin hayat kurtardığını vurguladı: “Bu hastalar sadece kardiyak değil, nörolojik acil vakalardır. Beyin oksijensiz kaldığında hücreler birkaç dakika içinde ölür. Biz hastayı kontrollü olarak soğutarak beynin oksijen tüketimini azalttık. Böylece beyin hücrelerinin yenilenmesine zaman kazandırdık. 35 dakikalık kalp durmasına rağmen beyin fonksiyonları tamamen korundu. Yürüyerek taburcu olması bizim için büyük mutluluk.”
“BEYNİN OKSİJEN TÜKETİMİNİ AZALTIYORUZ”
Prof. Dr. Sarıtaş tedavi sürecini şöyle anlattı: “Hastanın iç ısısını 36 dereceye düşürdük. Kalp masajı sırasında beyne giden oksijen çok azalmıştı. Soğutma tedavisiyle beynin oksijen ihtiyacını azalttık ve hücre hasarını minimuma indirdik. Bu yöntemle beynin etkilenmeyen alanlarını kurtardık. Zamanında müdahale etmeseydik bu sonuç mümkün olmazdı.” Sarıtaş, aynı dönemde yoğun bakımda benzer durumda üç hastaya daha aynı tedavinin uygulandığını ve üçünün de şu anda konuşabildiğini, mekanik destek olmadan nefes alabildiğini belirterek bunun ekip başarısını gösterdiğini söyledi.
BİR DİĞER HASTA DA AYNI TEDAVİYLE KURTULDU
Tepecik Hastanesi’nde aynı yöntemle sağlığına kavuşan bir diğer hasta 64 yaşındaki Selahattin Poyraz oldu. Poyraz’ın tedavisini yürüten Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Doç. Dr. Çiler Zincircioğlu, hastanın uzun süredir kalp şikayetleri olmasına rağmen doktora gitmediğini ve bir göğüs ağrısı sırasında aniden bayıldığını anlattı. Yakınları kalbinin atmadığını fark edip hastaneye yetiştirdi. Anjiyo ve stent işleminin ardından entübe şekilde gelen hasta, bilinci kapalı ve genel durumu kötüydü. Hastaya 24 saat boyunca soğutma tedavisi uygulandı; uyandırıldığında bilinci yavaş yavaş yerine geldi ve şimdi tamamen toparlandı.
“MUCİZEYİ BİLİM GERÇEKLEŞTİRDİ”
Uzmanlara göre soğutma tedavisi kalp durması sonrası beynin zarar görmesini önlemede en etkili yöntemlerden biri. SBÜ Tepecik Hastanesi’nde başarıyla uygulanan bu yöntem sayesinde kalbi uzun süre duran hastalar dahi yaşam kalitesi bozulmadan hayata dönebiliyor.

